27 Haziran 2017 Salı
Üyelik




Sayaçlar
4.824.190 ziyaret.
43 aktif ziyaretçi.
Kazım ÜNLÜOL

Vaatler - Kılıflar



Bu sene kış mevsimi gitmek istemez gibi, inatla misafirliğe devam ediyor. Hatta "Ne lüzum var gitmeme, şurada ne kadar kaldı, nasıl olsa yine geleceğim" der gibi.

"Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır" denirdi. Nisan ondan eksik kalmadı sağ olsun.  Biz de "Kışın böyle soğuk olmadı" diye hayıflanıp duruyor, gelecek sıcak günleri hasretle bekliyoruz.

Şimdilerde Nisan'a rağmen siyasetle ısınmaya başlayan havadan şehrimiz de nasibini alıyor.  Görünen o ki seçim havası Nisan'dan daha sıcak günler vaat ediyor bizlere.

Geçen ay ilçemiz ilk defa MHP lideri Devlet Bahçeli'yi misafir etti. Sayın Bahçeli ülke sorunlarını dile getirdi ve "…elini öperim." Dedi. Biz onun elini öpmek isteriz, yetkiyi alır, işsizliği bitirirse.

Henüz diğer siyasilerden ses yok ilçemiz için. Acelemiz yok, onlar da gelirler veya geçerken uğrarlar. Şimdi haberleşme çok hızlı. Birisinin bir yerde dediği çıt, çat diye gözlerimizden ve kulaklarımızdan kafamıza giriveriyor. Kimin nerede ne dediği, ne yaptığı artık açıkça ortada.  Birisi bir yerden "...ana…" diyor ve biz onun ne demek istediğini hemencecik anlayıveriyoruz.  Birisi "...çılgın …" diyor. Eh elle gelen düğün bayram ve bize her gün bayram.  Çılgın ne kelime çıldırıveriyoruz.  

E bu durumda "nasıl olsa siz görüyorsunuz duyuyorsunuz" diye gövdelerini canlı olarak göstermeyip, seslerini sanaldan gerçeğe çevirmesinler mi? Gelsinler bizim vaatlerle ısınmaya ihtiyacımız var.

Geçmişte Gerede'de bir Belediye Başkanlığı seçiminde,  şimdi rahmetli olan bir aday "Bi gıdıklıyıveriyin mi?" dediğinde gülmekten kırılırdık. Nerde o eski siyasiler. Allı güllü bayraklarla bezenmiş meydanlarda kurulu kürsüden beş altı kişiye konuşanları, meydanda yer bulamayıp ağaçlara tırmanan, evlerin çatılarına çıkanlara hitap edenleri de gördük. Bol bol şak şak alıp meydanda sevinen, sandıkta yerinenleri de. Kaybedince gece yarısı şehri terk edenleri de duyduk.

Şimdi millet, biraz daha farklı bakıyor, dinliyor, izliyor.  Rüzgârlara duvar örenlerle, yel değirmeni yapanları daha iyi ayırt ediyor gibi.  Belki vaatlerle gerçekleri birleştirip yeni hayaller kuruyor veya  "Biz bu filmi daha önce görmüştük" diye bilet almıyor.

Bu sefer geçmiştekilere göre belirgin iki olgu daha var.

Birincisi dokunulmazlık kılıfı.

Halen yargılanıyor olsanız ne yaparsınız? Suç sabitleşmediği için suçsuzsunuz. Millet uygun görürse, suça karışmış olsanız bile önemli değil, kılıfı giyerseniz dokunulmazsınız.  Peki şimdi bu kılıfı uygun görenler, sizinle aynı safta, abdestli - abdestsiz namaza durmuş olmazlar mı? İlerde kılıf sıyrıldığında suçsuzluğunuz anlaşılırsa ne mutlu. Ya suçunuz sabitleşirse ne olacak?  "Onun kolayı var kaldırırız parmağımızı suç ortadan kalkar."  Ya kul hakları ne olacak?

İkincisi ise bağımsızlık kılıfı.

Göz göre göre baraj altında kalmak varken, neden yandaşlarımıza güvenip bağımsızlık kapısını kullanmayalım ki?  Sonra nasıl olsa toplanma salonumuz hazır.

Şu demokrasi çok harika bir şey.  Ne seçimler bitiyor, ne çareler tükeniyor.

Şimdikiler de çok daha iyi gıdıklıyorlar gibi.



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
KADIN VE HAYAT
Dr.Cihan AVAROĞLU
ŞEKER BAYRAMI
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net