24 Haziran 2017 Cumartesi
Üyelik




Sayaçlar
4.817.318 ziyaret.
14 aktif ziyaretçi.
Kazım ÜNLÜOL

Çanakkale 1915 - 1989



1989'da bir çok meslektaşımla birlikte Ayvalık'ta bir eğitim seminerinde buluşmuştuk. Semineri anlatarak sizi meşgul edecek  değilim tabi. Anlatmak istediğim bu seminer esnasında yaptığımız bir gezi ile ilgili.

Yurdun hemen her yerinden, batılı, doğulu, Akdeniz'li, Karadenizli, İçanadolu'lu, Türk, Kürt, Suni, Alevi, Süryani altmış- yetmiş kişiyiz.  Tam bir Anadolu mozayığı gibiyiz. Eğitimin son günlerine doğru planlanan bir proğram dahilinde Çanakkale gezisi yapılacak.  Hepimiz katılıyoruz.

Gün ışımadan ulaştığımız Çanakkale ilk durağımız. Öğretmenevindeki konaklama, kahvaltı ve kısa dinlenmeden sonra, Çanakkale Milli Eğitim'den bir müdür yardımcısı bizlere rehberlik etmeye başlıyor ve feribotla Eceabat'a  geçiyoruz. Eceabat'lı Halk Eğitimi Merkezi Müdür Yardımcısı da  rehberlik için katılıyor.

İki rehberle Gelibolu Yarımadası'nı gezimiz başlıyor. Yol boyunca zaman zaman araçlardan iniyoruz ve rehberlerimiz Çanakkale Savaşları ile ilgili tüm bildiklerini bizlere büyük bir şevkle aktarıyor, mekanları gösteriyorlar. İstisnasız  tüm savaş alanları,  cepheler atlanmadan teker teker canlanıyor. Rehberlerimiz anlatmıyor,  yaşıyorlar ve kaçınılmaz son hepimizi 1915-1916  mahşerine dahil ediyor.  Nasıl geçtiğini bilmediğimiz zaman içinde Gelibolu'da akşama kadar cepheden cepheye koşup savaşıyoruz. Akşam ayrılığı bizi zamanda 1989'a döndürüyor, ama Çanakkale'nin ne demek olduğunu iliklerimize kadar anlatarak ve bizi sevgiliden ayrılmak zorunda kalan bir aşığın suskunluğuna mahkum ederek.

Neler mi gördük? Güne ait hiçbir şey, ama o günlere ait her şeyi gördük.  Gördüğümüz  mahşerdi. Mahşerde ne görülürse onu gördük ve artık hepimiz bu mahşerin birer neferiydik. Bizler orda vatan için  yedi düvele karşı savaşmış, kanımızı son damlasına kadar vermiş, toprağa karışmıştık. Bir de Mehmetçik Şehitler Abidesi altında bir gurup üniversitesi öğrencisine,  Mehmet Akif Ersoy'un "Çanakkale Şehitlerine" şiirini muhteşem şekilde okuyarak açıklayan hocanın dersine izinle iştirak ettiğimizde, şiirde anlatılanları dehşetengiz bir şekilde  yaşadık. Bu  orda bulunanlar için sanki Hak'ka yükselişte son nefesti.

Bizler, okullarımızda öğrencilerimize, Çanakkale savaşının çok önemli bir savaş olduğunu söyler, bu zaferi bir tarih hikayesi gibi anlatır dururduk. Bir de öğretmenlik mesleğimin ilk yıllarında, memleket sıkıyönetimle idare edilmeye başladığında bir Çanakkale anma proğramımızın,  şehrimizin sıkıyönetim komutanı olduğunu söyleyen biri tarafından engellenmesini, yaptırılmamasını esefle hatırlıyorum. Yoksa Çanakkale'de toprak olan  vatan evlatları bu kendini bilmez için mi şehit olmuştu?

Bu seminerden döndükten sonra meslektaşlarıma öğrencilerini mutlaka Çanakkale'ye götürmelerini söylemek benim için görev olmuştur. Bazı şeyler sadece anlatmakla olmuyor, yaşanması gerekiyor. Yaşayabilmek için de ruhlarımızın milli şuurla yoğurulması gerekiyor. İki yüz elli bin vatan evladını  bir gül bahçesine girercesine ölüme koşturan aşkın yaşanması gerekiyor. Japonlar için Nagazaki, Hiroşima neyse  bizim için de Çanakkale odur.  Şuna kesinlikle inanmamız lazım ki bu topraklar üzerinde yaşayan her vatan evladının kalbine, dedelerimizin Çanakkale'de neden savaşıp şehit olduklarını ilmik ilmik işlemek boynumuzun borcudur. Her Türk evladı mutlaka, o kanla yoğurulmuş mekanın havasını hissetmeli, yaşamalıdır. Bence bu şuuru öğrencilerinin kalplerine kazıyamayan öğretmenler, ne yazık ki ilerde, "Çanakkale falan bilmem, buranın komutanı benim, " diyen  soysuzları başımıza bela ederler.

"Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri" diye verilen işaretle, kan ve can verdiğimiz vatanımızın devamı  Çanakkale ruhunu yaşayacak evlatları ile sürdürebilir .  Allah yar ve yardımcımız olsun.

Hala gidemeyenler için:  http://www.360tr.net/17_canakkale/gelibolu



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
KADIN VE HAYAT
Dr.Cihan AVAROĞLU
ŞEKER BAYRAMI
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net