25 Eylül 2017 Pazartesi
Üyelik




Sayaçlar
4.965.849 ziyaret.
65 aktif ziyaretçi.
Kazım ÜNLÜOL

Yeni Ufuklar



Yeni Ufuklar

 Türkçe öğretmenim okumak yeni ufuklara açılmaktır derdi. Onun da etkisiyle elime geçen her kitabı okuduğumda benim için gerçekten yeni ufukların açıldığını düşünürüm. Ayırımsız her kitap yeni bir dünyanın kapısı olabiliyor. Bazıları kitap okumayı başkalarının fikirlerine ram olmaktır derler. Ben okumayı sadece kağıda basılmış yazılardan ibaret görmüyorum. Çevremdeki her şey, üzerinde yaşadığımız dünya, kainatta görebildiğim hissedebildiğim her şey bana bir şeyler anlatıyor, öğretiyor ve bu öğreti bana Yaratıcının verdiği  beynimde devşirilen bilgiyi kullanmamı ve yeni ufukları açıyor.. Evet başkalarını fikrinin etkisinde kalıyorum ama benim de bir akıl terazim var ki bu terazi başkalarının fikrini bir süzgeçten geçirmemi sağlıyor. Yani öyle her şeyi yazıldığı gibi veya sadece gördüğüm gibi kabul etme gibi bir saplantım yok.

Yeni düşüncelere yeni ufuklara bir şeyleri öğrenmekle, görmekle ulaşılır. İnsan beynindeki milyarlarca sinir hücresi birbiriyle ilişkili çalışır ve organizmanın mükemmelliğini sağlar. Ona dünyanın en gelişmiş bilgisayarı eşlik edemez. Çünkü beyni bilgisayar değil bilgisayarı beyin ortaya çıkarır. Düşünebilen insanın beyni gelecek için sürekli planlar kurar, bir şeylere ulaşmak, planlar yapmak, sırları çözmek, merakla oluşan duyguya yön vermek için durmadan çalışır. Zaten onun durması demek üzerinde bulunduğu bedenin ölümü demektir.

Bu mükemmel yapının nasıl ortaya çıktığı günümüz bilim adamları ve ilahiyatçılar tarafında sürekli araştırılır, neden, niçin nasıllar anlaşılmaya çalışılır. Bu varlığımızın ortaya çıkmasından beri süre gelen bir döngüdür.

İlahi düşünce bu sorulara Yaratıcın varlığı ile cevap verirken,  bilimsel çalışma adı verilen uğraşılar çoğu zaman belli noktalarda kilitlenip kalmaktadır. Aslında  bu uğraşlar da yine insana verilmiş olan beynin faaliyeti ile çözülebilecektir. Çünkü ilahiyatçılara göre bir yaratan vardır ve tüm yaratılmışları o bilmekte ve külli iradesiyle yönlendirip, yaratılmışa verdiği cüzi iradenin kullanmasını sağlamaktadır. O cüzi irade de insanın bilimsel tabir ettiğimiz birikiminin gelişmesini sağlar ve aslında beyinde planlanmış olan bilgi ile ulaşılan netice  bir keşif olarak ortaya çıkar. Beyin hücrelerimizin sadece küçük bir kısmında ortaya çıkan bilgi zamanla tekamül dediğimiz mükemmelleşmeye doğru ilerler. Bu ilerleme ona külli irade belirleyiciyi anlatır. Var eden de yok eden de O'dur.  "Ol dedi bir kere var oldu cihan, olma derse yok olur ol dem heman."

………………………..

Teşekkür.

Aslında bu hafta düşüncem yukarda yazmaya çalıştığım konuyu biraz daha genişletmekti ama bunu sonraya bırakıyor ve 25 Temmuz 2017 tarihli gazetemizdeki köşesinde  Aslı Gülhan Bek'in   "ÖMRÜMDE BİR GEREDE"  başlıklı yazısına kısaca değinmek istiyorum.

Kişiliği ile örnek bir insan olan Mal Müdürümüz Aslı Gülhan Bek, makalesinde Gerede tahlilini mükemmel yapmış. İçinde yaşamamıza rağmen farkında olamadığımız Gerede'ye has bir çok özelliği, Geredeli olmayan, ama Gerede'yi  iyi tanıyan  bir tanıtım elçisi bakışıyla gözler önüne sermiş. Geredeliler olarak,  güzel duygularıyla bezeli bu Gerede yazısı için Aslı Hanıma çok teşekkür ederiz.

26. Temmuz 2017



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
Gençlik Geleceğimiz
Dr.Cihan AVAROĞLU
OKULLAR AÇILIYOR
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net