28 Haziran 2017 Çarşamba
Üyelik




Sayaçlar
4.827.633 ziyaret.
60 aktif ziyaretçi.
Kazım ÜNLÜOL

Amerika 2017 - 3



Bilhassa şehirlerin yerleşimlerinde doğal alanların korunmuş olması  yapay alanların, yolların, alt yapıların çok uzun yıllar sonrası düşünülerek yapılmasını gıpta ile izlediğimi daha önceki anılarımda yazmıştım. Yeni gördüğüm yerlerde de aynı durum var.

 New York  Times Meydanı yollarında gördüğüm rögar kapaklarından çıkan buhar dikkatimi çekmişti. Daha sonra bu buharın New York'un altındaki yeraltı akarsuları ile ilgili olduğunu TV de bir belgeselde izledim. Şehir plancıları 1872 yılında New York'un altında buhar kanalları ile şehrin ısınmasını sağlayacak bir sistem yapmışlar. Fakat sık oluşan kasırga ve yağışlarla çoğalan yer altı suyu, sıcak kanallara değerek buharlaşıp, yeryüzüne büyük patlamalarla kontrolsüz çıkarak felaketlere sebep olmaktaymış. Bunu önlemek için mühendisler 2007 yılından sonra buhar kanalları yanında bir şamandıra alarm sistemi geliştirmişler. Sular yükselmeye başlayınca rögar kapaklarındaki şamandıra sistemine temas ettiğinde termostatlı pompa sistemi ile sıcak buhar borularına değen suyun kontrollü bir şekilde tahliyesi ve dışarıya buhar olarak verilmesini sağlanmaktaymış.   https://www.youtube.com/watch?v=01qRIMJA3yY 

Büyük şehirlerimizde bilhassa yeni yerleşim yerlerinde, sel tehlikelerine karşı, mesela İstanbul'da birçok tarihi cami ve benzeri yapıların altında ortaya çıkan tahliye sistemlerinin incelenerek, geliştirilip uygulanması sağlanabilir.  Son yıllarda büyük şehirlerde yapılan yol ağlarının zaman zaman yağışlarla dolarak kullanılamaz hale gelmesi hatalı planlamayı düşündürmektedir.  

Selçuklu ve Osmanlı'dan kalan köprülerin varlıklarını hala devam ettirmeleri, buna karşın zamanımıza doğru yapılan yol ve köprülerin en ufak yağışta bile kısa sürede tahrip olmalarının sebebi hatalı planlama ömrü ve yapı şekilleri olabilir. Geçmişte olduğu gibi bir köprünün altından akacak suyun en az elli yıllık debisinin değerlendirilerek yapılması bu yapıların uzun yıllar ayakta kalmalarını sağlayabilir. Son yıllarda yapı ve şehirleşme düzenlemeleri ile Avrupa ve Amerika'dakilerden görüntü olarak farkı kalmayan şehirlerimizin oluşumu bu hassasiyetle yapılmalıdır.

Geçen hafta yurdumuzda beton yol yapımı için çalışmalar yapıldığını duydum.  Beton yolun asfalta göre milli kaynaklardan faydalanılarak yapılmasından dolayı çok daha ekonomik olduğu belirlenmiş. Önceki Amerika gezimde yolların çoğunluğunun beton olduğu dikkatimi çekmiş ve çok daha uzun ömürlü ve tamirinin kolay olduğunu öğrenerek anılarıma kaydetmiştim.  Gelişmiş ve petrol kaynaklarıyla zengin bir ülke beton yol kullanıyor ve biz hala dışa bağımlı yol yapıyorsak,  emekli tarım müdürü arkadaşımın hayvan besisinde sadece yem kullanan besicilere "Sizin hayvanlarınız lüks lokantada besleniyor." sözünün ne kadar yakıştığını düşünmemiz gerekmez mi?



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
KADIN VE HAYAT
Dr.Cihan AVAROĞLU
ŞEKER BAYRAMI
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net