27 Haziran 2017 Salı
Üyelik




Sayaçlar
4.823.222 ziyaret.
102 aktif ziyaretçi.
Kazım ÜNLÜOL

Kavak ve Kabak



Sosyal medyada bazen çok güzel şeyleri  paylaşılıyor. Aşağıdaki kısa öyküyü geçmiş notlarımın arasına almışım. Sizlerle de paylaşmak istedim.

 

"Kavak Ağacı ile Kabak

Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış.

Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa:

-Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?
-On yılda, demiş kavak.
-On yılda mı? Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.
-Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak!
-Doğru, demiş kavak.
Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa:
-Neler oluyor bana ağaç?
-Ölüyorsun, demiş kavak.
-Niçin?
-Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için.

Sonuç:
Kolay kazanılan, kolay kaybedilir. Dev gibi eserler verebilmek için, karınca gibi çalışmak gerekir, derler."

 

Günümüzde çevremizde kabak gibi hızlı gelişen, ama attığı adımların hesabını bilmeyenlerin bir süre sonra birden bire yok oluverdiklerini gördüğümüzde "Vay be ne oldum dememeli ne olacağım demeli" diye konuşulmaz mı?

 

Çalışmadan Karun olmak,  kabak olmak gibidir. Yine mirasyedi olup har vurup harman savuranlar da kabak gibi bir gün yok olur gider. Eskiler boşuna dememiş Hazıra dağ dayanmaz ve Düşmez kalkmaz bir Allah diye.

 

Devletin köklü temelleri varsa, yöneticileri de bu temeller üzerinde emin adımlar atmasını biliyorlarsa bu gelişim sürecinde zaman kısa değil uzun, ama sağlam olur. Yani bu gelişme kavak ağacının yaşamı gibidir. Kabak benzeri devletler yaşadıkları şaşalı devri tamamlayıp tarihe gömülüp giderler.

 

Gençlerimize kabak değil kavak olmalarının önemini gösterip öğretmenliyiz ki devletimizin devamı onlarla teminat altına alınabilsin.

 

Kavak gibi ulu yaşamamız dileği ile…



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
KADIN VE HAYAT
Dr.Cihan AVAROĞLU
ŞEKER BAYRAMI
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net