17 Aralık 2017 Pazar
Üyelik




Sayaçlar
5.095.654 ziyaret.
88 aktif ziyaretçi.
Dr.Cihan AVAROĞLU

- PREMATÜRE FARKINDALIĞI - TV VE GIDA REKLAMLARI



- Prematüre Farkındalığı         


Avrupa' lı ailelerin 2008 yılından itibaren başlattıkları çalışmaların sonucunda prematüre bebekler için farkındalık oluşturmak amacıyla 17 Kasım, 2011 yılından itibaren Dünya Prematüre Günü olarak kutlanmaya başlanmıştır. Dünyada her yıl 15 milyon bebek doğmakta ve bu bebeklerin onda birini riski yüksek premature bebekler oluşturmaktadır.

 

Prematüre doğum nedir?

 

40 Haftalık gebelik süreci tamamlanamadan, 37. haftadan önce doğan bebeklerin tamamı prematüre doğum olarak adlandırılmakta ve dört şekilde değerlendirilmektedir.

  • Geç preterm; 34 – 36 hafta arasında doğan bebekler

  • Orta derecede preterm; 32 – 34 haftası arasında doğanlar

  • Çok erken preterm; gebelik haftası 32. haftadan önce doğanlar

  • Aşırı preterm; 25. Haftadan önce doğanlar

 

Neden farkında olmalıyız?

 

Zamanında doğan bebeklere oranla baş, vücut oranları orantısız, kilo ve boyu düşük, yağ dokusunun tam gelişmemesi nedeniyle dış ortama, ısı farklılıklarına daha duyarlı, özellikle beyin damarları kanamaya hassas, solunum, dolaşım zorluğu olabilen, emme, yutkunma zorluğuna bağlı son derece hızlı beslenme yetersizliğine girebilen, enfeksiyonlara açık, riskleri fazla bebeklerle karşı karşıya olduğumuzu bilmek zorundayız.

 

Prematüre bebeklerin yarısı, doğumu takip eden ilk 24 saatte kaybedilmekte,

risklerle doğan prematüre bebekler için en uygun bakım ise yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde sağlanabilmektedir.

 

Hamilelik öncesi anne, babaların eğitimi, sigara, alkol kullanımının engellenmesi, düzenli doktor kontrollarının sağlanması erken doğum riskinin azalmasını  sağlayacaktır. Alınan her önleme rağmen prematüre doğum gerçekleşecekse, doğumun yenidoğan yoğun bakım ünitesi olan, özel eğitimli doktor ve hemşirelerin olduğu hastanelerde olması uygundur. Herhangi bir koşulda doğum yapıp, özel kuvöz veya normal yollarla yenidoğan yoğun bakım ünitesi olan hastaneye ulaşmaya çalışmak bebeğin risklerini daha da arttıracaktır. Bu yüzden, en iyi nakil yönteminin anne karnında yapılan nakil olduğunu da unutmmak gerekir.


- TV ve GIDA Reklamları

 

Evlerimizin davetsiz misafiri olan televizyonların yaşantımıza girdiği son 50 yıldan bu yana reklamlarla da iç içe yaşıyoruz. Reklamların çocukları nasıl etkilediği sayısız bilimsel çalışmalarla ortaya konulurken, herbir aile de evlerinde bu etkinin nasıl olduğunu farklı şekillerde gözlemektedir.  


İki yaş üstü, okul öncesi çocuklarda yapılan araştırmalarda, tok oldukları halde, gıda reklamlarına maruz kalan çocukların, diğer çocuklara oranla daha fazla yeme eğilimi içinde olduğunu ortaya koymaktadır. 


Erken çocukluk dönemi, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının oluşması için çok önemli bir dönemdir. Bu dönemde gıda reklamına maruz kalma yiyecek, içecek tercihlerinin değişmesine neden olmaktadır. Sizlerin de gözlemlediği gibi, reklamların bir çoğu boş kalori olarak değerlendirdiğimiz, enerjisi zengin, besin değeri ise fakir gıdalardan oluşmaktadır. 


Ülkemiz kişi başına düşen milli gelirin çok yüksek olmadığı, çok farklı sosyoekonomik ve eğitim düzeyine sahip nüfus yapısına sahiptir. Birçok aile televizyonu sabah açıp, akşam kapatmakta, çocuk aralıksız izlemese de, görsel alanın arka planında sürekli olarak reklama maruziyet devam etmektedir.  


Ne yapar?

  • Öncelikle ruhsal olarak etkiler

  • İştahsızlığa neden olur

  • Abur, cubur yeme alışkanlığı oluşturur

  • Obezitenin kapısını açar

  • Alerjiyi tetikler 

Ne yapmalıyız?

  • Devlet politikası olarak gıda reklamlarına denetim ve kısıtlama getirilmelidir.

  • Çocukların tv karşısında zaman geçirmesi engellenmelidir.

     

     










 






DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
SAMİMİYET
Kazım ÜNLÜOL
"Gidilecek yol ne kadar uzak olabilir ki?" (H.İ.M.)
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net