26 Nisan 2017 Çarşamba
Üyelik




Sayaçlar
4.702.834 ziyaret.
46 aktif ziyaretçi.
Kazım ÜNLÜOL

İHTİLAL - DEVRİM- DARBECİYİ DEVİREN DEVRİM -4-



"15 Temmuz 2016

 "Şehitlerim uçmağa al al gitsin…

Düşmana dur demek için ellerine verilen silahları millete çevirdikleri anda Türk Milletinin asil kanlı asker ve polisleri bu şaşkınlar güruhuna durun dediler. Ne yapıyorsunuz, karşınızda düşman yok, halk var diyerek, hain namlulardan çıkan kurşunlara, bombalara göğüslerini siper ettiler. Şehit oldular, gazi oldular. Kurşun yağmuruna gül bahçesine girercesine koşan halkla bütünleşip ihanet çemberini "Biz, kısık sesleriz... Minareleri Sen, ezansız bırakma Allah'ım! " diyerek kırdılar.

Millet, karanlığa son sözü söyleyip, vatanı için canını feda etmişti.  Bu nasıl bir inançtı ki böyle bir durumda başka halklar darmadağın olup, esarete boyun eğerken,  Anadolu'nun sahibi Türk Milleti tek yürek olup, sala ve ezanların şehadeti ile özgür vatanı için ölüme koşuyordu. Kimi tankı elleri ile durdurmaya çalışıyor, kimi tek başına bir manga şaşkın askerin önünden bir adım geri atmıyor, kimi bomba yağdıran helikoptere, uçağa meydan okuyordu. Elinde silah görevin ne olduğunu,  ne yaptıklarını bilmez askerler TV den ve milletten olanları anladığında gözyaşları ile silahını bırakıyordu.

 Ne 60 ihtilalinde ne 80 devriminde bu işe tevessül edenler, halka doğrudan silah doğrultup, böyle ölümlere sebep olmamışlar ve milletin meclisini bombalamamışlardı. Bu sefer doğrudan doğruya hedef vatandı.  Bu hesabı kim veya kimler yapmıştı? Hesapların üzerinde bir hesap olduğunu bilmeyenler mi, yoksa onlarla beraber milleti kendilerine hizmet eri yapmak isteyenler mi? Gerçek şu ki dişlileri parçalayan bu milleti yok edemeyeceklerini bütün dünya ile birlikte bir daha gördüler.

Yaşım yetse bile bir ihtilali daha bu millet vatana böyle sahip olduğu müddetçe görmem. Bu son gördüğüm, güvenlik güçlerini ve halkı karmaşa ile birbirine düşürme oyunu idi.  Niyetleri bir Mısır, bir Suriye, kanlı bir Orta Doğu cephesi daha oluşturmak ve hiçbir şekilde bölemedikleri milleti birbirine öldürtmekti. Bu sefer akıllarının yetmediği şey hesapların ötesindeki halktı.  Halk bir bütün olarak vatanına ve seçtiklerine sahip çıkıyor, yönetimini sadece kendi iradesi ile belirleyeceğini haykırıyor, tüm darbelere hayır diyordu. Söz konusu Vatandı ve gerisi teferruattı.

15 Temmuz hain kalkışmasını durdurmada iki şey çok önemliydi.  Birincisi meydanlarda darbeye tereddütsüz topyekûn dur diyen millet,  ikincisi büyük bir sağduyu ile milletin yanında yer alan siyasi liderlerdi. Boğulmak istendiğimiz derin kuyudan bu birliktelik ruhuyla çıktık. Şayet birisi bu konuda tereddütte düşmüş olsaydı Türkiye bugün orta doğu kazanında hainlerin emelleri için kan kaynıyor olacaktı.  

Habis ruhlar Türk topraklarında kendilerine yer olmadığını bir kez daha gördüler. Gelecek nesillerin özgürlüğü doyasıya yaşaması için, gördüğümüz bu şer bizim uyanışımızın, dirilişimizin son şahidi olsun.

"Ey kahpe rüzgâr artık ne yönden esersen es!"

Vatan için şehit olanların haklarına layık olabilmek düşüncesiyle…

Ağustos 2016



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
Ülkem İçin EVET
Dr.Cihan AVAROĞLU
GÖZ YAŞI KANALI TIKANIKLIĞI
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net