16 Aralık 2017 Cumartesi
Üyelik




Sayaçlar
5.094.563 ziyaret.
51 aktif ziyaretçi.
Kazım ÜNLÜOL

İHTİLAL - DEVRİM- DARBECİYİ DEVİREN DEVRİM -3-



2000 ve Sonrası

İşte bu sıralarda, belki her şeyin çok mükemmel olmadığı, ama olması için tartışılıp çalışıldığı bir ortamda, uyanışı istemeyen Türkiye düşmanları yıllardır irinleşen terörü millete yaftaladı. Doğuyu batıdan koparmak istiyormuş gibi, aslında parçalayıp daha kolay yutmak için fitne odaklarını harekete geçirdi.  Ama halk bu suni sisli havada da gerçekleri görmekteydi.  Bu nedenle karanlık eller bir türlü bölme işini tamamlayamıyorlardı.  Taktikleri kendilerine direnen yönetimi alaşağı edip halkı yine 80 öncesinin karanlıkları içinde ezip yok etmek, boynunda tasmalı hale getirmekti.  Bir yol bulmaları gerekiyordu.

Bunların bazıları sözde Kemalist oluyor milletin Ataya sevgi ve minnetini kullanıyorlar, bazıları din adına milletin inançlarını sapıklığa sevk ederken, bazıları da halkın muhtaca hizmet anlayışından faydalanıp idraklerini yok etmeye çalışıyorlardı. Sızıntıların paralelinde sanal suçlular oluşturmayı öyle ustalıkla yapıyorlardı ki birçoğumuz bu kumpaslara düşenlerin suçlu olduklarını düşünmeye başlamıştık.

Emelleri için her yolu mubah görenlerin planıyla, düşünce idrakine gem vurulanlar bir ihanete mi hizmet ettiriliyordu?  İnançları kullanılarak önce dualarla sonra beddualarla beyinleri allak bullak edilen saf kalpler, doğruya ulaşmada doğrudan başka bir yol olmadığını düşünemeyecek kadar gaflet içine sokulurken, Allah'a isyana, vatana ihanete sürükleniyorlardı? 

 Allah hiçbir peygamberden insanlara doğruyu göstermede yalan ve yanlış yolları kullanmasını istememişti. Peygamberler yalan ve sahtekârlık yapmamışlar doğruyu apaçık bir lisanla, gizlisiz saklısız anlatmışlardı. Vatansız hainler içinse insanları kullanmada her yol mubahtı.  Korkunç bir yok etme planı adım adım hedefine ilerliyordu ve buna karşı duran herkes yok edilmeli idi.

15 Temmuz 2016

"Netekim" yeniden hortladı.  Devlet ve millet düşmanları milletin yasal oyları ile erk olamayacaklarını anladıklarında bir gurup sapkın cuntacıyla, şaşkın bir kalkışma telaşı içinde makam ve rütbeyi kendilerine milletin verdiğini unutup,  tarihin derinliklerinde kalmış kanlı silahlarını ihanet bedduasının ve dost görünümlü üst aklın hain planı ile halka yönlendirdiler, ama bu sefer temiz akıl sahipleri kendileri ile birlikte değildi. Gerçek Türk Ordusunun asil kanlı neferleri boyunlarına kemer sıkılmasına, başlarına silah dayanmasına rağmen onlara katılmadılar. Demokrasiye darbenin ne demek olduğunu bilen basın, boyun eğip susmadı, Hasan Mutlucan Türkülerini yayınlamadı.

 

Zillette Hayır - Kardeşliğe Evet.

 

 "Ve bir orman gibi kardeşçesine…"

 

Cumhurun Başkanı ve milletin vekilleri Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalarla dövülmesine rağmen milletin egemenliğine engel olacak her türlü darbeye hayır dediler. Halk bir vücut halinde millet düşmanlarına karşı demokrasi ve vatanı için meydanları doldurup vatansıza geçit vermedi.

Karmaşa ve ihanet çemberinin karşısında hesapların ötesinde bir hesap vardı. Bu ruh Çanakkale ruhu, istiklal ruhu idi. Millet yaşamalıydı ki devlet yaşasın. Devam edecek…



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
SAMİMİYET
Dr.Cihan AVAROĞLU
ENFEKSİYONLARDA ANTİBİYOTİKLER İLK TERCİH Mİ?
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net