27 Haziran 2017 Salı
Üyelik




Sayaçlar
4.824.182 ziyaret.
36 aktif ziyaretçi.
Kazım ÜNLÜOL

İHTİLAL - DEVRİM- DARBECİYİ DEVİREN DEVRİM -1-



İHTİLAL - DEVRİM- DARBECİYİ DEVİREN DEVRİM -1-

Yıl 1960 – Suskun Yıllar

Türkiye Cumhuriyetinde ordu yönetime el koymuş. O günün diliyle İhtilal olmuş.  İhtilalcilerin dediğine göre anayasal düzen böyle sağlanırmış.

 6 yaşından itibaren bir çocuk ruh haliyle kulaklarım, uzun yıllar o zamanın seçilmiş yöneticilerinin yargılanmalarını, idamlarını, büyüklerimiz arasında geçen konuşmaları, radyo haberlerini dinleyip anlamaya çalıştı. Aklım ermeye başladığında ihtilalin memleket için hiç te iyi bir şey olmadığını idrak etmeye başlamıştım.

İhtilalle Türkiye Cumhuriyetinde demokrasi sekteye uğratılmıştı, ama uzun yıllar o zamanki iktidarın başlangıçta iyi çalıştığını, sonradan anayasal düzen dışına çıktıkları için iktidardan uzaklaştırılarak cezalandırıldıkları o zamanın ihtilalci rejimiyle halka yutturulmaya çalışılmıştı. Her ne kadar milletin büyük kesimi bunun iyi bir şey olmadığını biliyor ve kendi içinde ihtilalcilere kızıyordu ama o yıllar Peygamber Ocağı diye bilinen orduya olan koşulsuz sadakat ve silahın da ihtilalcilerin elinde olması seslerini kesiyor,  boyunlarını büküyordu.  Savaşlar sonrası Türkiye'nin kayıp yılları böyle başlamıştı.

Yıllar ihtilal bahanesinin çürüklüğünü ortaya koyacaktı ve mutlak doğru her şeyin ilacıydı. Her şey o ilaçla zamanı geldikçe ortaya çıkmaktaydı. Memleket bu yıllardan sonra da, 22 Şubat 1962'de Albay Talat Aydemir ayaklanmasını, 20 Mayıs 1963 ayaklanmasını, 20 Mayıs 1969 Darbe ve 12 Mart 1971 Darbe teşebbüsleri gibi  bir dizi darbe ve benzeri teşebbüsleri görecekti. Bunlar ayaklanma, ihtilal girişimi ve muhtıra şeklindeydi, ama tamamlanmış bir ihtilal gerçekleştirilememişti.

1967 de İstanbul'da Amerikan 6. Filosuna karşı yapılan protestolar ise bu döneme damgasını vuran halk hareketlerinden biriydi. Aslında gençlik vatana sahip çıkmada sinyaller vermekteydi ama bölücüler bu gücü kendi çıkarları için sağ sol diye isimlendirip bölüvermişti. Sebebi anlaşılmayan kin ve nefretle milletin genç gücü kamplara bölünmüş, birbirine düşman edilmişti.  Üniversite yıllarımız yok edilmek istenen bir neslin yıllarıydı. Gençlere emanet edilecek olan memleket sahipsiz bırakılmak isteniyordu. Her şeye rağmen o nesil bu karmaşa yıllarında da kendisini gelecek için hazırlamaya çalışmaktaydı.

1970 den 1980' e.

Vatana, millete hizmet yolunda Türkiye'nin yok edilmiş yıllarını yeniden kazanmak için çalışmaya başlamıştık.  Geçmiş yıllardaki çaresizlikleri, düzensizlikleri yeni nesillerin yaşamaması için milletini seven, inancıyla vatanına sahip çıkacak, aydın görüşlü, ufku geniş, özgür fikirli bireyler yetiştirmeliydik.  Bu ifadeler o günlerde aykırı uçlarda bile olsalar birçok eğitimci arkadaşımın memleket çocuklarına hizmetinin işaretiydi. Şu var ki o zamanın yönetimleri bir türlü istikrarlı bir yönetim sağlayamıyordu. Sanki görünmeyen bir el veya eller milletin uyanmasını, Türkiye'nin gelişmesini, medeniyeti yakalamasını istemiyor olmalı ki kısır döngü çatışmalar sürüp gidiyordu.

28 Şubat 1997'de 28 Şubat Muhtırası adıyla siyasi icraata verilen askeri muhtıranın irticanın önlenmesi amaçlı olduğu belirtilerek insanların inançlarına gem vurulmuştu. Bu girişim de ilerde büyük tepki görecekti.

 Devam edecek….



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
KADIN VE HAYAT
Dr.Cihan AVAROĞLU
ŞEKER BAYRAMI
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net