25 Haziran 2017 Pazar
Üyelik




Sayaçlar
4.819.783 ziyaret.
135 aktif ziyaretçi.
Kazım ÜNLÜOL

“ÇOK ANLAMLI BİR YAZI"



"Kızılderili şefleri trenle NewYork'a getirildi.
Bir heyet kendilerini karşıladı.
Konuklara toplantı öncesi kenti gezdiriyorlardı.
Sokaklardaki insan seli, arabaların, iş makinelerinin gürültüsü kızılderilileri şaşırtmıştı..
Bir ara Oglala Lakhotaları'nın şefi ve şamanı Heȟáka Sápa-Karageyik bir Ağustos böceğinin şarkısını duyduğunu söyledi.
Diğer reisler onayladı ama beyaz adamlar inanmadı.
Kentte Ağustos böceğinin olmayacağını, olsa bile bu gürültüde duyulamayacağı söylediler.
Karageyik ısrar etti. Arabayı durdurdu.İndi, ilerideki parka gitti ve bir ağaçta Ağustos böceğini gördü.
Amerikalılar şaşırmıştı..
"Olamaz" dediler, "Sende doğaüstü güçler var."
"Hayır" dedi Karageyik,
"Ağustos böceğini duymak için doğaüstü güce ihtiyaç yok."
"O zaman biz niye duymadık?" dediler.
Kara Geyik cebinden metal bir 50 sent çıkardı, kaldırımda yürüyen insanların arasına yuvarladı.
Bir anda herkes "Acaba benden mi düştü?" diye paraya bakmaya başladı.
Karageyik yanındakilere sordu:
"Anladınız mı?"
"Anlamadık" dediler.
Anlattı;
"Bir insan için önemli olan, nelere değer verdiğidir. Çünkü her şeyi ona göre duyar, ona göre görür ve ona göre hisseder.
Siz doğaya değer verseydiniz, Ağustos böceğinin şarkısını duyardınız..."

Kimse üstüne alınmasın, ben sadece "Çok Anlamlı Bir Yazı" başlıklı paylaşımı çoğumuzun bugünkü halini izah ettiği için aktardım.

Rahmetli Barış Manço ile Esentepe'de buluşmuş ve ondan Esentepe ve Gerede için tanıtım yapmasını istemiştik. "Biraz zor"  dedi, şaşırdık." Durun ve sesi dinleyin" dedi. Dinledik, bir şey duyamadık   "İyi dinleyin" dedi. Dinledik rüzgâr sesinden başka bir şey duymadık. (Beş kilometre uzaktaki) "Otobanı dinleyin" dedi. Evet, havada uzaktan gelen garip bir uğultu vardı. Devam etti. "Benim bazı sabahlar uğrayıp, kuşların, böceklerin ve rüzgârın çam dallarındaki seslerini dinleyerek, iki rekât namazla huzur bulduğum Ramazan Dede'de geçmişte bu ses yoktu." dedi. "Maalesef şimdi, üstü çam, altı çim Esentepe'nin gerçek sesini hissedemiyor, bir uğultu dinliyorsunuz, ama yine de doğallığı tamamen bozulmadan gelip çalışacağım." Demişti. Nasip olmadı. Allah rahmet eylesin. Onun müziğinde huzur ve sükûnun niçin var olduğunu daha iyi anlıyorum.

Şimdi alıştık artık, havadaki mekanik, elektronik ve taşlaşmış seslere ve duyamaz olduk kuş, böcek seslerini. Esentepe'nin rüzgârına ise sadece serin rüzgâr deyip geçiyoruz. Hâlbuki bir zamanlar o rüzgârda sadece, Yaratan'ın bize sunduğu huzur veren sesler varmış. Kıymetini kaybederken anlamaya başladık.

Başlıktaki anlamı duyabilmek dileği ile…



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
KADIN VE HAYAT
Dr.Cihan AVAROĞLU
ŞEKER BAYRAMI
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net