17 Ağustos 2017 Perşembe
Üyelik




Sayaçlar
4.902.191 ziyaret.
113 aktif ziyaretçi.
Yunus Baki KOÇAK

İklim ve Takvim- 2



1910 senesinde Gerede'de "Kocakış" diye anılan o meşhur kar yağmış. İhtiyarların anlattığına göre evden eve, evden çeşmeye tüneller kazarak gitmişler. Kürkçüler Köyü'nden "Gariphasan" isimli okuması yazması da olmayan bu şahsın yazdığı Kocakış Destanı'nın bazı dörtlüklerini yazmayı ben de uygun gördüm.  

Hakkın hikmetiyle yağdı doldurdu.

Çok yolcuları yolda öldürdü.

Sağ olanların benzini soldurdu.

Hakkın birliğine ikrarımız var.

Yağdı doldurdu buldu kemâli.

Akyel esince bulur zevâli.

Yıktı insanı malı melâli.

Eriyip akar deyu ümidimiz var.

Yol açılmaz, enilmiyor dereye,

Küçük kehle karışmıyor sürüye.

Vakit geldi enin artık dereye,

Çamaşır yıkamaya ümidimiz var.

Herkes hanesinde kapandı kaldı.

Bu kış cümle âlemden intikam aldı.

Cenazeler birkaç gün evde kaldı.

Anlar da defnolunur deyu ümidimiz var.

Şiddeti şitâ bunalttı nâsı,

İki kuruşa çıktı tuzun okkası.

Başka şeylerin sorulmaz pahası,

Cümlesi iner deyu ümidimiz var.

Tanrı ruhsat vermesin kuzu ile kurda,

Nasibini arar bulur her yerde.

Rumşah nevruzunda hayvan kalsa da kırda,

Artık ölmez deyu ümidimiz var.

Bu fakirin kusuruna bakmayın.

Hiç kimsenin hatırını yıkmayın.

Doğru olan hak yolundan çıkmayın.

Kusurumuzu affeder deyu ümidimiz var.

Yazım yoktur kalem alsam elime,

Ben söyledim ne geldiyse dilime.

Bilir bilmez söyledim beş on kelime,

Belki yadigâr olur deyu ümidimiz var.

*******************

Miladi 18 Aralık'tan 25 Aralık'a kadar gündüzler 9 saat 20 dakika olur ve mevsimin en kısa gündüzleridir. Geceler de 14 saat 40 dakika olur ve mevsimin en uzun geceleridir. 25 Aralıktan sonra gündüzler uzayıp, geceler de kısalmaya başlar.

17-18 Mart arası gece ile gündüzler eşit olur. Yani 12 saat gece, 12 saat gündüz olur. 18 Marttan sonra gündüzler uzamaya, geceler de kısalmaya başlar.

16 Haziranda gündüzler 15 saat, geceler de 9 saat olur. 27 Hazirana kadar gece ile gündüzler uzayıp kısalmaz. Geceler en kısa gündüzler de en uzun gündüzlerdir. 27 Hazirandan sonra gündüzler kısalmaya, geceler de uzamaya başlar.

Kasım Günleri; çiftçiler seneyi ikiye ayırırlar. Kış günlerine; "Kasım", yaz günlerine de "Hızır" derler. Sonbahar ve Kış Mevsimleri Kasım, İlkbahar ve Yaz Mevsimleri ise Hızır Günlerini oluşturur. Kasım günleri 179 veya (Şubatın 29 çektiği artık yıllarda) 180 gün, Hızır günleri de 185 veya 186 gün devam eder. (yılına göre).

1 Kasımdan 43 Kasıma kadar geçen gün kışın ilk devresi. 43 Kasımda "Zemheri" başlar ve 84 Kasıma kadar devam eder. Kış aylarının en şiddetli ve soğuk günleridir.

85 Kasım "Hamsin" başlangıcı (halk dilinde "gücük aylar" da denir) 50 gün devam eder. Hamsinin ilk 20 gününe "Pivrarlar" ve 15 gününe de "Cemreler" denir. Üçüncü cemre 119 Kasımda sona erer. Cemrelerde, havanın suyun ve toprağın ısınmaya başlamasıyla yaza ilk adım atılmış olur. Üçüncü cemreden 14 gün sonra Hamsin biter ve "Nevruz" başlar (ilkbahar başlangıcı) 16 gün devam eder. Onyedinci gün Kasım 150'de üç elli olur ve "yerde, gökte kış kalmaz" denilir. Üç elliden 1 Hızıra kadar 30 gün kalır ve yaza geçiş devresidir. 1 Hızır'da ise yaz başlamış olur.

İlkbahar Mevsimi 21 Martta, Yaz 22 Haziranda, Sonbahar 23 Eylül, Kış 22 Aralıkta başlar. Güney Yarım Kürede ise tam tersi olur. Kuzeyde İlkbahar iken, Güneyde Sonbahar; Yaz başladığında Kış; Sonbahar başladığında İlkbahar; Kış başladığında ise Yaz başlamış olur

Bu takvimden nasıl istifade ederlerdi: Eskiden Miladi takvim olmadığı için Kasım ve Hızır günleri ile beraber "Rumi Takvim" kullanılırdı. Köyümüze mahsus birde "Here Mustafa Hesabı" kullanılır. Takvimde geçen olay ve zamanlar Kasım ve Hızır Günleri ile Rumi Takvime göre ayarlanmış. Mesela; 135 Kasım, Rumi 9 Mart günü "Mart dokuzu" soğuğu olur. Here Mustafa Hesabına göre Martdokuzu 6 gün evvel olur. Nevruz 134 Kasım, 8 Rumi Martta olur ve Here Mustafa Hesabına göre 6 gün evvel Here Mustafa Martının sekizinde olur.

"Osmanlı Devletinde, "Takvimi Daimi" veya "Ruzname" isminde takvim teşkilatı vardı. Bu takvim iki metre uzunluğunda deri üzerine yazılmış yüz sene ahkam çıkarılarak, kullanılabilecek durumda idi. Bu takvimlerde seneler, mevsimler, aylar, günler, güneş ve ay tutulmaları, sayılı günler, meteorolojik ve astrolojik hesaplar, burçlar, iklim, ziraat hadiseleri ve namaz vakitleri cetvelleri bulunurdu. Bu takvimler Hicri Kameri, Hicri Şemsi, Rumi ve Miladi senelere göre tertiplenmişti." 28

1840 yılında Rumi, 1926 yılında Miladi takvim resmen kabul edilmiştir.

9 Mayıs 2016



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Dr.Cihan AVAROĞLU
PİKNİK ZAMANI
Kazım ÜNLÜOL
Kirlenmiş Ruhlar.
Ferhat ÇETİNOĞLU
"GELECEK" - Yunus GÜLDEMİR Anısına
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net