26 Nisan 2017 Çarşamba
Üyelik




Sayaçlar
4.702.840 ziyaret.
46 aktif ziyaretçi.
Kazım ÜNLÜOL

Sevdalımızsın Mahşere Kadar



"Yakışmıyor gözlerine kara bulutlar,

Sen ağlarsan viran olur, biter umutlar.

Sen üzülme senin için bu gönlüm ağlar,

Sevdalımsın İstanbul Mahşere kadar.

Sokakların dert küpü, yolların yorgun yine,

Ne oldu sana böyle söyle İstanbul söyle,

Yamaçlarında kar var, güllerin solgun yine

Kime dargınsın böyle, söyle İstanbul söyle."

      

Eşref Ziya ezgisinde yorgun, solgun ve hüzün dolu İstanbul'u böyle anlatıyor ve sen üzülme diyor, üzülürsen umutlar biter.  Mahşere kadar sevdalı olduğu İstanbul için umutların bitmemesini istiyor.

Şimdi yazacaklarım sevdalımız için. Bizim neslimizin mahşere kadar sevdalı olduğu Esentepe için.

Geçen Pazartesi sabah saatlerinde yaşlı, ama hala yaşama umutlu çamlar arasında,  puhu sesleri ve kuş cıvıltılarıyla canlanan, hafif serin rüzgârıyla tertemiz oksijenini ciğerlerime çekmek, geride bıraktığım gençlik yıllarımın Esentepe huzurunu yeniden hissetmek, yumuşacık çimlerinde yürürken, geçmişten mutlu sesleri duymak istiyorum.  Allah Geredelilere tertemiz bir dünya cenneti vermiş ve onlar da bu cennetin kıymetini bilip, kendilerinden sonrakilere aynı şekilde tertemiz tabii yapısıyla koruyarak devretmişler. Bu duygu ve düşünceleri ancak Geredeli olanlar yaşayabilir. Ancak Geredeliler Ramazan Dedenin ulvi havasını hissedebilir.

Esentepe şimdi o bizim bıraktığımız Esentepe değil. Adımlarınız çimler arasında ilerlerken ayaklarınıza insanların geride bıraktığı çöpler, pislikler dolanıyor. İnsanlar kullansın diye özenle hazırlanan piknik masaları, çardaklar, mangal yerleri etrafında dağılmış artıklar,  çimlerin arasından toprağa zehir saçıyorlar. Çöp kutuları temiz ve boşken yerlere bırakılanlar ruhların pisliğini yansıtıyor.  Bir çardağın içindeki masa üstünde ve yerlerde bazıları kırılmış içki şişeleri isyanın uç noktasında Ramazan Dede'yi görmezden geliyor. Temizlikçi görevlilere inat, habis ruhlar pislemede sanki yarış etmişler.

İbik Guguk tepesinde Puhular ve bülbüller cıvıldaşıp ötmüyor, sanki yas tutup, ağıt yakıyorlar. İşte o zaman sevdalınızın viran olduğunu, dert küpü olduğunu, güllerinin solgun, çimlerinin bezgin, çamlarının yorgun olduğunu görüyorsunuz. Esentepe'yi gelecekteki Geredelilere, aldığınız gibi bırakamayacağınızı anlıyorsunuz. Esentepe'nin kendisini terk eden Geredelilere dargın olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Umutlarınız tükeniyor. Sevdanız sizi kahrediyor.

Sen üzülme Esentepe'm, bu günler de geçer. Kuşların yine neşeyle cıvıldasın, güllerin cennet kokularını, Ramazan Dedenin "Hu"larıyla, yaşlı çamlarının dallarındaki serin rüzgârda Geredelilere yollasın. Sen üzülme, bizim gönlümüz senin için ağlar. Sevdalımızsın mahşere kadar.

 

Nisan 2016



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
Ülkem İçin EVET
Dr.Cihan AVAROĞLU
GÖZ YAŞI KANALI TIKANIKLIĞI
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net