17 Ağustos 2017 Perşembe
Üyelik




Sayaçlar
4.902.171 ziyaret.
103 aktif ziyaretçi.
Yunus Baki KOÇAK

İklim ve Takvim- 1



İbn-i Batuta; Gerede'yi en soğuk beldelerden diye tarif ederken, Evliya Çelebi de: "Soğuğu düğüne davet etmişler ve 'Seni nerede buluruz' dediklerinde, Erzurum'da demiş; orada bulamazsak dediklerinde, 'Gerede'de bulursunuz' demiştir." der. Kış aylarında soğuk sıfırın altında yirmi dereceye kadar düştüğü görülür. Havalar kışın soğuk, yazın ise serin geçer. Halk arasında: "Bizim buranın havasına güvenilmez, Haziran da bile kar yağar" denilir. Ağustos ayı gelip havalar biraz soğursa "Ağustosun 15'i yaz, 15'i kış" derler.

Eskiden radyo ve televizyonun olmadığı dönemlerde çobanlar, tecrübeli kişiler halka hava tahmin raporları verirlerdi. Mesela: Baca pıstı; yağmur yağacak. Hava sıkıntılı, yağmur sıcağı. Dizlerim ağrımaya başladı, yine yağmur yağacak. Yıldızlar çakmak çakmak, bu gece kırağı düşer. Yıldızların veya bulutların durumuna bakarak yağmur veya kar yağacağı tahmin edilirdi. Güneş ve ay etrafındaki halkaların büyüklüğüne göre yağmurun yakınlığı tahmini yapılır, karınca ve arıların çalışmasından yağmurun yağacağı, geceleyin gökyüzü kırmızı ise havanın açılacağı, gündüz kırmızı ise havanın bozulacağı, bacadan duman dik çıkarsa, gece çiğ düşerse, kuşlar yüksek uçarsa, yaz gecelerinde ufukta şimşek çakarsa, güneş doğmadan tan yerindeki bulutlar kırmızıysa havanın iyi olacağı gibi tahminlerde bulunulurdu. Hatta bu konuda bazı deyimler de üretilmiştir. "Bulutlar kıbleye öküzler zıplaya" Gerede merkezin güneyindeki köyler "Bulutlar Gerede'ye al abanı, gir odaya" yani bulutların kıbleye gitmesinden havanın açılacağı, Gerede'ye gitmesinden de bozulacağı ve yağmur yağacağı tahmin edilirdi. Hatta Gerede pazarı için de: "Bugün yine Pazar, yağmur yağar." denilirdi.

Eskiden saatli maarif takvimi denilen küçük cep defteri şeklinde takvimler olur, bazı kişiler bu takvimleri kullanırken, bazıları da okuma yazma da bilmediği halde yılın ayını, gününü anında söyleyebilen hazırcevap kişilerdi. Bazı köylerde de hazırcevap, hesabı iyi bilen kişiler vardı. İşte bunlardan biri de Samat köyünün Kazancıoğulları'ndan Heremustafa'dır.  köyde ve çevre köylerde "Heremustafa Hesabı" meşhurdur. Halk arasında "Heremustafa hesabı doğru gider." denilir. Bazen de "Umutköy Hesabı" kullanılırdı. Bu hesaplarda cemrenin havaya, suya ve toprağa düşmesi ve düştüğü yeri ısıtarak yazın gelmesine işaret sayılır. Hesap edilen günlerden de Kocakarı soğukları, Leylek-Kırlangıç fırtınaları, Nevruz soğuğu; hatta halk arasında: "Nevruz'da havruz donar" tabirini kullanırlar. Havruz, eskiden çocukların beşiklerinde sübek-ördek[1] yerine kullanılan toprak kaptır. Hıdrellez; Yaz başlangıcı, altı Mayıs, Eyyam-ı Bahur; Ağustos ayındaki bunaltıcı sıcaklar, kasım günleri, zemheri günleri; şiddetli soğukların başlaması gibi özel günler vardı. Bu özel günler hesap edilir ve mal sahipleri bu özel günlere göre tedbir alırdı. Yazın buzlar erimeye ve parçalar halinde derelerden akan suların üzerinde akmaya başlayınca da "Gemiler yürüdü, korkma gayri yaz geldi bundan sonra kış tutunamaz." denilirdi. Bu özel günlerle ilgili bazı atasözü ve deyimler:

Pivrar duru duru gıvrar.

Zemherinin adı yavuz, gücük aylar undan domuz.

Gasım evden çıkma hısım.

Üç ellide yerde gökde gış galmaz.

Üç elli yaz belli.

Akyel esmeye başladı gaylı gış dutunamaz.

Gasım garadan zemheri aradan çıkdı mı yaz geldi

Akyel adama gar gibi, gışa gor (ateş) gibi.

            Mart gapıdan bakduru, gazma kürek yakduru.

Mart ayı dert ayı.

Zemheride tu dedüğün tükürük yere yapışu

Gork nisanın beşinden, öküzü ayıru eşinden ya sıcakdan ya soğukdan

Üç ellide arpa ya elde ya yerde

Gış yağmıyalı dulgarıla mal sahibi oldu

Gurbanın gözü yaşlı olu, bayramda hava yağar. Gibi yöremize ait atasözü ve deyimler kullanılırdı. Alıç çok olursa kışın çok yağacağına da inanılırdı.

                                                                                                                        22 Mart 2016.

******************

 

 



[1] Çocuk ve hasta kişilerin idrar yapmaları için kullanılan idrar yapma kabı.



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Dr.Cihan AVAROĞLU
PİKNİK ZAMANI
Kazım ÜNLÜOL
Kirlenmiş Ruhlar.
Ferhat ÇETİNOĞLU
"GELECEK" - Yunus GÜLDEMİR Anısına
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net