24 Ekim 2017 Salı
Üyelik




Sayaçlar
5.010.403 ziyaret.
45 aktif ziyaretçi.
Yunus Baki KOÇAK

Eski Düğünlerimiz- 6



Duvak:

Güvey gecesinin sabahı geline makyaj yaptırılır, yüzüne teller yapıştırılır, saçları simlenir ve güzel elbiseler giydirilip, duvak için hazırlanır. Kız ve oğlan evi tarafından gelen duvakçılar toplanır ve ortaya birkaç tane sandalye konur. Ortaya kız, kenarlarına da arkadaşları oturtulur. Buna "gelin süzme" denir. Gelin süzüldükten sonra, türkücü kadın türkü söylemeye başlar. Kadınlar da oynayarak eğlenmeye başlarlar. Duvağa gelinin annesi gelmez.  Duvakta kızlar oynamaz, yalnızca seyrederler. Oyunlar bittikten sonra gelin ortaya çıkarılır; yaşlı gün görmüş, dili laf yapan bir kadın gelinin başına bir duvak örterek "Paşa karısı olsun, memur karısı olsun, bir oğlu bir kızı olsun, (kızın geldiği ev veya köy söylenerek)

Filan köyden ayran getirdik,

Anayı babadan ayıran getirdik,

Süpürgeyi patdak atma,

Gayınnanı, gaynatanı yatırmadan yatma,

Kibirli kibirli gözlerini süzme,

Darılıp marılıp yüzünü büzme,

Evinden çıkma,

Ev sırrını el âleme açma,

Alnın ak olsun,

Gönlün pak olsun,

Allah mesut etsin,

Ölene kadar bi yasdukda gocan (yaşlanın).

 

Der ve gelinin duvağını başının üzerinden toplar. Sonra damat gelip önce türkücü kadına para verip, sonra da elindeki buğday, şeker, üzüm, nohut veya bozuk para gibi şeyleri kadınların üzerine serper. Gelinin yanına gelip başından duvağı alıp atar ve elini geline öptürüp gider. Damat gittikten sonra oğlan tarafı ile kız tarafı karşılıklı bir müddet daha oynadıktan sonra damat gelir gelini alarak odasına götürür. Gelin gittikten sonra misafirlere kazanlarla pişirilen pilav ve yemekler ikram edilir. Yemekten sonra damat ve gelin misafirlerin ellerini öperek selavatlar ve duvak bitmiş olur.

            El Öpme:

Duvaktan birkaç gün sonra oğlan tarafı kız evine, yakın akrabalarını toplayarak el öpmeye giderler. Kız evine varıp herkes uygun olan yerlere oturur. Damat ile sağdıç sobanın yanına dikilir. Kız evi tarafından devamlı soba yakılarak damat terletilmeye çalışılır. Orada bulunan yaşlılardan bazıları, damadın kayın pederi veya dedeye "Bu damat niye ayakta duruyor" diye sorar. Onlarda "Otursun, biz ayakta mı dur diyoruz? Otur oğlum, otur" gibi laflar söylerler. Orada bulunanlar gülüşürler. Sonunda "Herhalde bunlar bir şey istiyor; dana mı, koç mu istiyor, ne istiyor?" denilir. Neticede kayın peder damada bir hediye verir. Küçük bir hediye de sağdıca verildikten sonra önce sağdıç, sonra da damat kayın pederden başlayıp orada bulunanların ellerini öperler. Oradan çıkıp kaynanadan da hediyeleri aldıktan sonra çaylar ikram edilir, yemekler yenilir, sohbetler edilir ve misafirler dağılır.

            Kız Arkası:

El öpmeden birkaç gün sonra da kız tarafı oğlan evi tarafına akrabalarıyla beraber gelirler. Sohbetler edilir, çaylar içilip yemekler yenildikten sonra dağılırlar. Böylece düğün işleri sona ermiş olur.

            Beşik İçi:

Gelinin ilk çocuğu olduktan sonra, gelinin anası çocuğun giyeceği bütün giysileri hazırlar. Eş-dost ve akraba kadınlarını da alarak beşik içine giderler. Tabii giden misafirler de boş gitmez, birer hediye ile giderler. Gelen misafirler karşılanır. Getirdikleri hediyeler evde sergilenir, yemekler yenilip, çaylar içilir, sohbetler edildikten sonra misafirler selavatlanır.

            Sünnet:

Eskiden köylere zaman zaman sünnetçi denilen şahıslar gelir ve çocuğunu sünnet ettirecek kişiler çocuğa "amca boncuk takıverecek" diye çocuğun gönlünü edip kucaklayarak, sünnetçinin yanına götürülüp, sokaklarda sünnet ettirerek çocuk eve götürülürdü. Bu sünnetçiler bazen kazadan gelen sağlık memurları olduğu gibi bazen de bu işi çingeneler yapardı. Çingeneler jilet veya ustura bıçağı ile kesip üzerine ilaç olarak çürümüş ağaçların tozunu ekdikleri söylenirdi. Bazen sünnet yerleri azar, iyileşmesi uzun zaman alırdı.

            Bu gün sünnet modern usullerle sağlıkçılar veya doktorlar tarafından yapılıp, sünnet düğünü ve mevlit gibi merasimler de tertiplenmektedir.

                                                                                                                          26 Ocak 2016.

 



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Ferhat ÇETİNOĞLU
SAMİMİYET
Kazım ÜNLÜOL
"Gidilecek yol ne kadar uzak olabilir ki?" (H.İ.M.)
Dr.Cihan AVAROĞLU
BEBEĞİMİN BESLENMESİ DEĞİŞİYOR
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net