23 Ekim 2017 Pazartesi
Üyelik




Sayaçlar
5.007.389 ziyaret.
16 aktif ziyaretçi.
Kazım ÜNLÜOL

40 Günde Amerika -1-



Değerli okurlarım, geçen ay kırk gündür bulunduğum Amerika'dan memleketime dönmek nasip oldu.  Amerika anılarımı sizlerle paylaşmayı gitmeden önce planlamıştım. Tabii ki bir vesile olmadıkça çok zor yapabileceğim bu seyahat benim için sıradan bir şey değildi. Bu nedenle Amerika'da doktora yapan kızım ve damadımı görme mutluluğunun yanında gideceğim yerleri, şehirleri gözlemleme imkânı da bulmuştum.

Yazdıklarım, gözlemlerim ve orada yaşayanlardan edindiğim bilgilerdir.  Bunları yazarken memleketimizin de neden daha üst bir medeniyeti yaşayamama sebeplerini düşündüm. Henüz 100 küsur yıllık bir devlet nasıl olmuş ta bizim bin yıllık tarihimize rağmen, bizden çok ileri bir medeniyete ulaşmış sorularına cevapları da aradım. Umarım yazacaklarımı sadece bir Amerika hayranlığı olarak yansıtma gibi hataya düşmem. Biliyorum ki belki de her şey göründüğü gibi değildir.

9 Ekim Cuma

Amerika'ya uçuyoruz.

Eşimle birlikte İstanbul Atatürk Hava Alanı'nındın 9 Ekim Cuma günü saat 13.30'da hareketle Türk Hava yolları uçağında yeterince rahat diyebileceğim bir uçuşta bir süre otuz beş bin fitten küçük pencereden yeryüzünü seyretmeye çalışıyorum, ama pamuk yığını bulutlar nedeniyle göremeyince vazgeçiyor ve yanımda götürdüğüm kitabı okumaya başlıyorum.

Yemekten sonra önümdeki ekranda bazen uçağın uçuş rotasını bazen bir takım video ve filmleri izlemeyi sürdürürken uyumayı düşünsem de seyahat esnasında uyumama gibi bir alışkanlığım nedeniyle 9 saatlik hava yolunda belki bir iki saat uyuyabiliyorum. Havadaki son dört - beş saattir sürekli oturmak beni rahatsız etmekle beraber, bu saatlerin Amerika üzerinde geçmesi nedeniyle yeryüzünü izlemek istiyordum ama o muhteşem uçsuz bucaksız pamuk yığını bulutlar, uçağın ineceği Cihicago'ya kadar buna imkan vermiyor.

Chicago'yu havadan seyrederken gözümün alamayacağı kadar geniş bir alana yayılmış olduğunu görüyorum. Çevreden merkeze doğru yaklaştıkça uçsuz bucaksız alanda muhteşem planlı görünen yollar ve evler yerini atmosferi hedef almış namlular gibi yükselen gökdelenlere bırakıyor. Şehir tek kelimeyle tüm haşmetiyle gözlerimi dolduruyor. Bu açıdan bakınca yerleşim planının düzgünlüğüne hayran olmamak mümkün değil. Yine aynı Cuma gün Türkiye ile olan 7 saatlik fark nedeniyle saat 16.30 da uçağımızın bir kartal gibi yere süzülmesiyle, yere değen tekerlerinin çıkardığı sarsıntı ve gürültüde yolcuların bazılarının koltuklarına sıkıca sarıldıklarını görüyorum. Nihayet duruyor ve körüklü köprü yolu vasıtasıyla yolcu giriş çıkış binasına giriyoruz.

Devam edecek.



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
SAMİMİYET
Dr.Cihan AVAROĞLU
BEBEĞİMİN BESLENMESİ DEĞİŞİYOR
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net