23 Ekim 2017 Pazartesi
Üyelik




Sayaçlar
5.007.426 ziyaret.
50 aktif ziyaretçi.
Dr.Cihan AVAROĞLU

HAMİLELİK SÜRECİNE NASIL HAZIRLANMAK GEREKİR?



Çocuk sahibi olmak, mutlu çiftlerin yaşamlarının en önemli dönemlerinden birisidir ve rastlantılar sonucu olmamalıdır. Sağlıklı bir gelecek, sağlıklı çocuklar için hamile kalmadan önce ön hazırlığın gerekli olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.

 

  • Öncelikle kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, gerekirse üroloji uzmanı tarafından kontrol edilmeli,

  • Gerek görülen kan ve idrar testleri yapılmalı,

  • Akraba evliliği söz konusu ise veya genetik hastalık riski varsa, genetik danışmanlık alınmalı ve herhangi bir engel durum yoksa, çocuk sahibi olmaya karar verilmeli,

  • Hamilelik süresince düzenli kadın hastalıkları ve doğum uzmanı kontrolunda olmalı,

  • Doktorunuzun önerdiği tarama testleri ve gereken incelemeler eksiksiz yapılmalı,

  • Doğuma kadar olduğu gibi, doğum sonu da doktor kontroluna devam etmeli, bebeğin sağlığı kadar, annenin sağlığının da çok önemli olduğu unutulmamalı.

 

Doktor kontrolu kadar önemli bir konu da beslenmedir. Hamilelik öncesi beslenme araştırmalarının tamamı, yiyecekler ve sağlıklı beslenmenin gerek kadın, gerekse erkek doğurganlığı üzerinde önemli rol aldığını ortaya koymaktadır, bu aynı zamanda doğacak olan bebeğin de anne karnında sağlıklı gelişimini sağlayacaktır.

 

Anne, baba adayları nasıl beslenmelidir?

 

Hamilelik öncesi anne ve babanın düzenli, dengeli ve sağlıklı beslenme programına en az üç ay öncesinden itibaren girmesi gerekmektedir. Temel kural ise,  karbonhidrat, lif, protein, su ve yağın günlük ve düzenli olarak alınmasıdır.

Sağlıklı beslenme, anne ve babanın her ikisinin de doğurganlığı ile direk ilişkilidir.

 

Çiftlerin hamilelik öncesi uzak durması gerektiği besinler

 

  • Kafein: Oluşacak bebek için iyi olmadığı gibi, çiftlerin doğurganlığını da % 27 oranında azaltmaktadır. Ayrıca, demir ve kalsiyum emilimini de kısıtladığı bir gerçektir.

  • İşlenmiş gıdalar: Obezite için yüksek risk taşımakla birlikte, içerdiği pestisitler (zararlı organizmaları engellemek, ya da zararlarını azaltmak için kullanılan kimyasal veya biyolojik, antimikrobik ve dezenfektanlar), yapay hormonlar ve koruyucular ile doğurganlık ve hormonlar üzerine olumsuz etkiye sahiptir.

  • Kırmızı et: Önemli bir demir kaynağı olmakla birlikte fazla miktarda tüketildiğinde, doğurganlığı olumsuz etkileyen endometriozis denilen jinekolojik hastalığı kolaylaştırmaktadır.

  • Soya içeren ürünler: Erkeklerde sperm sayısında azalmaya yol açmakta, hatta spermleri yok edebilmektedir. Kadınlarda ise, spermlerin yıkımına neden olmaktadır. Bu yüzden anne adaylarının en azından yumurtlama döneminde soya içeren ürünlerden uzak durmalıdır.

  • Rafine şeker ve basit karbonhidratlar: Basit karbonhidratlar şeker, beyaz makarna, beyaz un, diğer rafine tahıllar ve tatlılardan oluşmaktadır. Yüksek kilo ve obeziteye neden olmak suretiyle döllenme olasılığı azalmaktadır.

  • Kötü yağlar: Trans yağlar ve doymuş yağlar doğurganlık oranında azalmaya yol açmaktadır.

 

Beslenme planının olmazsa olmazları

 

  • Su: Organ fonksiyonları için önemli ve vücutta besin maddelerinin her yere dağıtılmasına yardımcıdır. Ayrıca, hamilelikte son derece önemli olan hormon dengesini sağlar. Doğurganlığı olumsuz etkileyen toksinlerin uzaklaşmasını sağlayarak hamileliğin oluşmasını kolaylaştırır.

  • Kompleks karbonhidratlar: Sebzeler, kepekli tahıllar, esmer pirinç ve makarna bu gruptan sayılacak gıdaların başında gelmekte ve hamilelik sürecini olumlu etkilemektedir. Bu grubun içinde sayılan sebze ve esmer tahılların bir özelliği de lif içermesidir. Su ve lif  birlikte toksinleri vücuttan uzaklaştırarak, organların sağlıklı çalışmasını kolaylaştırmaktadır.

  • Protein: Önemli protein kaynakları olarak, yumurta, bakliyat, fındık, tohumlar, yağlı balık ve beyaz et sayılabilir. Ancak, dip balıklarının civa içermesi nedeniyle uzak durmak gerektiğini de akıldan çıkarmamak gerekir.

  • İyi yağlar: Değişik tipteki iyi yağlar doğurganlık üzerine çok önemlidir. Yağ asitleri yağlı balıklar, fındık ve tohumlarda bulunmaktadır. Bunlar doğurganlığı arttırmakla birlikte hamilelik boyunca bebeğin sağlıklı büyümesinde önemli rol oynamaktadır.

  • Tam yağlı süt: Yapılan araştırmaların tamamı doğurganlık oranının artmasında süt içilmesinin önemli rol üstlendiğini göstermektedir. Ayrıca, süt yağında bulunan doğal hormonlar da doğurganlığı arttırmaktadır. Peynir, sütlü tatlılar, dondurma ve yoğurt da hamilelik öncesinden itibaren diyette olması gereken besinlerdendir.

 

Diyabet, kolesterol yüksekliği, kalp hastalığı, tiroid hastalığı, böbrek hastalığı gibi hastalıklarda beslenme, doktorunuzun önerileri doğrultusunda, gerekirse diyetisyen kontrolunda hamilelik geçirilmelidir.

 

 

 



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
SAMİMİYET
Kazım ÜNLÜOL
"Gidilecek yol ne kadar uzak olabilir ki?" (H.İ.M.)
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net