25 Haziran 2017 Pazar
Üyelik




Sayaçlar
4.817.917 ziyaret.
105 aktif ziyaretçi.
Yunus Baki KOÇAK

ESKİ DÜĞÜNLERİMİZ 1



Kız İsteme (Dünürlük): 

Eskiden düğünler görücü usulüyle olurdu. Oğlan evi araştırır, soruşturur, uygun bulduğu kız evine, oğlanın yakınlarından iki kadın gönderir ve kadınlar da gidip kızı gördükten sonra beğenirlerse; oğlan evi, köy imamı ile köyün saygın ve sözü dinlenir kişilerinden birini kız evine dünür olarak gönderirdi. Bunlar kız evine vardıklarında misafir evine buyur edilirdi. Bu kişilerden ağzı laf yapan biri, kızın dedesi varsa dedesine ve dedesi yoksa babasına "Allah'ın emri, Peygamberin kavli, İmam-ı Azam'ın içtihadı üzere filanın oğlu filana kızınız filanı eş olarak istemeye geldik" diye sözü açardı. Karşı tarafta "Biz de kendi aramızda görüşüp konuşalım, araştırıp soruşturalım" diyerek dünürleri geri gönderirlerdi. Dünürlüğe bilhassa Cuma akşamı denilen Perşembe akşamı gidilirdi. Bazen de Bolu pazarı akşamı denilen Pazar günü akşamı gidilirdi. Dünürcüler giderken "Biz haftaya yine geliriz siz bi konuşup görüşün" deyip çıkarlardı.

Ertesi hafta tekrar gidilirdi. Bazı kız evleri defalarca kendilerine gelinip gidilmeyince kızlarını vermek istemezlerdi. Onun içindir ki "Kız evi naz evi" denilmektedir. Eğer vermek istiyorlarsa, dünür olan kişi Allah'ın emri Peygamberin kavlini tekrar ettikten sonra kız babası veya dedesi "Verdim gitti" der. İmam efendi bir dua yapar ve ondan sonra da kız eviyle oğlan evi bir araya gelerek ne zaman şerbet içeceklerini konuşurlardı. Eskiden nişanlı kız ile oğlan görüştürülmez "Allah, dağları nişanlı kız ile oğlan için yarattı" derlerdi. Eğer kız ile oğlan aynı köylü veya akraba filan değilse genellikle güvey akşamına kadar birbirlerini görmezlerdi. Anne ve babanın beğendiği gelini, oğlan; anne ve babasının beğendiği oğlanı da kız beğenmek zorunda kalırdı. Görücü usulüyle evlenen bu kişiler genellikle evliliklerinden memnun olur ve boşanma olayları da nadir görülürdü. Örf adet, gelenek ve göreneklere uyulur, kimse karşı çıkamazdı. 

 

Şerbet İçme:

Kararlaştırılan gün oğlan evi; amca, dayı gibi yakın akraba ve komşulardan beş-on kişi alarak, çay ve şekeriyle beraber kız evine şerbet içmeye giderler. Şerbetler hazırlanıp ibriklere doldurulur, ibriğin kulpuna kırmızı bir kurdele bağlanır, üzerine de bir peşkir örterek ortaya konur. İmam efendi Allah'ın emrini bir defa daha tekrar eder ve karşı taraf "Verdim" dedikten sonra imam bir dua yapar, orada bulunanlar da "Allah hayırlı eylesin, Allah mesut etsin" gibi dua ve temenni dileklerinde bulunduktan sonra şerbetler dağıtılır, çaylar içilir ve biraz da muhabbet ettikten sonra oradan dağılırlar.

 

Ekmek Yeme:

Aradan fazla zaman geçmeden kız eviyle oğlan evi bir araya gelerek ekmek yeme için bir gün kararlaştırıp kız evi kendi yakınlarına, oğlan evi de kendi akraba, eş ve dostlarına söyleyerek kız evine ekmek yemeye gidilir. Bütün masrafları oğlan evi tarafından karşılanıp, kız evinde hazırlanan yemekler yenilir, sohbetler edilir, çaylar içilir, dualar edilir, kız ve oğlan evi yakınları birbirleriyle tanışarak neşe içinde oradan ayrılırlar.  

            Son zamanlarda ekmek yeme âdeti bazı kişilerce şehir merkezindeki, lokantalarda yenilerek yapılmaktadır.

 

Nişan Pırtısı: 

Nişandan evvel, oğlan eviyle kız evi bir araya gelerek, kızın giyeceği pırtı ve takıların listesi çıkarırlar ve nişan gününü kararlaştırırlar. Köylerde olanlar da ertesi gün pırtı ve takıları almak için Gerede'ye giderler. Gerede'ye giderken, oğlan evi sözü dinlenir akrabalardan birkaç kişiye daha söyler, eğer kız evi pırtıda aşırı giderse o kişiler kız evini ikna edip pırtıda aşırı gidilmemesine yardımcı olurlardı. Pırtı alınıp eve getirildikten sonra; eve gelen pırtı sergilenir, köyün kadın ve kızları pırtıya bakmaya gelirlerdi.

 

Nişan Töreni:

Kararlaştırılan gün nişan yapmak için oğlan evi, akraba ve komşularını nişana söyler. Nişan kız evinde yapılır. Oğlan evi, kız evine gelmeden evvel gelin olacak kızın arkadaşları kızın yanına toplanırlar. Daha sonra da oğlan evi gelir. Nişan yapılacak yere büyük bir kadife veya basma serilir. Geline rehberlik yapan kişi, gelini bu basmanın üzerinden üzüm, leblebi, şeker gibi çerezler döktürerek geçirir. Gelinin rehberi önce gelinin kayın validesinin elini öper, gelin de rehberi takip eder. Sonunda orada bulunanların elleri teker teker öpülür. El öpme işleminden sonra gelin kıbleye karşı bir sandalye üzerine oturtulur. Oğlan tarafından ağzı iş yapan becerikli bir kadın çıkar, önce oğlan tarafından getirilen altın, yüzük ve bilezik gibi takıları takıp sonra da kızın giyeceği elbise ve kumaşları taktıktan sonra halasından bir altın, dayısından bir kolye vs… gibi orada bulunanlara karşı bağırarak takı işlemlerini bitirir. Takı işlemleri bittikten sonra kız tekrar kaynanasından başlayarak orada bulunanların ellerini rehberiyle beraber öper. Ondan sonra da gelin oğlan tarafının yakınlarıyla oynar. Bu arada şeker ve çerez ikram edilir, gelin oynarken geline para takılır. Eskiden türkü söyleyip tef çalan hem oynayıp hem de oynatan çalgıcı kadınlar vardı, bugün bu kadınların yerini kasetçalarlar almıştır.

Oyun ve eğlenceleri bittikten sonra, masrafları oğlan evi tarafından karşılanan yemekler yenir ve nişan işi sona erer.  

Ondan sonra kız evine her gidişte hediye ile gidilir. Çerez götürülür, Ramazan Bayramı olur bayramlık, panayır gelir mayhalık, Kurban Bayramı gelir kurbanlık koç ile gidilir. Tabii ki kurbanlık koçun boynuzuna bir de altın takmak geleneksel âdetler arasındaydı. Düğün ne kadar uzarsa masraflar da o kadar artmaktadır. Onun için oğlan evi biran evvel düğünü yapmaya gayret gösterir.

 

Nişan Karşılığı:

Nişan takıldıktan sonra kız evi de oğlan evine, oğlanın giymesi için elbise, çorap, mendil gibi şeyler getirir. Buna da nişan karşılığı denilmektedir.

 

Düğün Pırtısı:  

Kızın giyeceği elbiseler, eşyalar ve bu arada oğlan ve kız tarafı yakınlarına da elbiseler alınır. Pırtı alındıktan sonra evde sergilenir ve kadınlar bu pırtılara bakmaya gelirler.

 

Saç Koyma: 

Eskiden Pazar günü saç konur Pazartesi çeyiz gider, Salı kısır kınası, Çarşamba poğörtme, Perşembe de gelin alma olurdu. Şimdi saç koyma Çarşamba günü olmaktadır. Saç konulur yufkalar yapılır, iki tarafta çörekler, helvalar hazırlanır ve çöreklerden birer parça kesip üzerine bir parça helva koyarak komşulara da dağıtılırdı. Şimdi bunun yerine düğün şekeri veya düğün kartı dağıtılmaktadır.

 

            Yavukluk:   

Köyün sözü dinlenir kişileriyle beraber kız evine gidilir ve bir eksik olup olmadığı konuşulur; pırtı, başlık parası, kardeş kuşağı, çaycı parası, delikanlı parası, muhtar ve korucu parası vb. gibi… (Şu anda bu âdetler tamamen kalkmıştır) Tabii bu arada çay ve kahveler içilir, yemekler yenildikten sonra geri dönülür.

 

Çeyiz Serme:

Yavukluk günü oğlan evinin yakın akraba kadınları, kız evine çeyiz sermeye giderler. Oğlan bu çeyizi serenlere para (bahşiş) verir. Kız tarafından da bu çeyize bakmaya gelirler.

                                                                                                             

                                                                                                                 27 Temmuz 2015   

******************

 



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Ferhat ÇETİNOĞLU
KADIN VE HAYAT
Kazım ÜNLÜOL
Amerika 2017 - 10
Dr.Cihan AVAROĞLU
ŞEKER BAYRAMI
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net