27 Haziran 2017 Salı
Üyelik




Sayaçlar
4.824.218 ziyaret.
68 aktif ziyaretçi.
Ferhat ÇETİNOĞLU

ZAMAN AKIP GEÇİYOR..



Farkında olma sakta bir oyunun içindeyiz. Bu oyun adı; Zaman. Belli bir süre yüklendikten sonra o süreden daha fazlasını harcayamıyoruz. Kullanmadığımız bölüm ise akıp gidiyor. Geri dönüşü olmayarak yüklenen bu süre içinde bitiş noktasına kadar geçen her anımızın değerini bilmeliyiz. Bir senenin değerini anlayabilmek için sınıf tekrarı yapan bir öğrenciye, bir ayın değerini anlayabilmek için emekli maaşını bekleyen emekliye, bir haftanın değerini anlayabilmek için haftalık görüşü bekleyen bir mahkuma, bir dakikanın değerini anlayabilmek için treni henüz kaçırmış bir kişiye, bir saniyenin değerini anlayabilmek için bir kazayı kıl payı atlatmış kişiye sormalıyız, Sorduğunuzda Zamanın değerini en güzel onlar anlatacaklardır sizlere.  

Aslında baktığımızda bu zaman yol arkadaşı değil midir bizlere? Zamanın geriye bir daha dönmeyeceğini bildiğimiz halde , o vakit neden bizim için her değerli olanı hoyratça tükettiğimiz gibi zamanımızı da boş yere harcıyoruz. Peki, zaman bu kadar değerliyken hayatta bir yaşam süresini doldururken insanlar ile ilişkilerimizde nelere dikkat etmemiz gerekmektedir. Zamanı bir bütün olarak düşündüğümüzde gerçekte yaşadıklarımızın birçoğunun tekrardan ibaret olduğunu görmekteyiz. Hem toplumsal hem kişisel birçok olayın zaman içinde çok fazla yaşandığını anlamamız az bir fikir muhasebesi yaptığımızda ortaya çıkacaktır mesela baktığımızda 17 Aralıktaki başlayan olayın amacının Gezi parkındaki, 27 Nisandaki ve 28 Şubattaki olaylardaki amaçtan farklı olmadığını göreceğiz. Kısaca anlatmak istediğim şey bir olay meydana geldikten sonra ne yapmamız gerektiğini düşündüğümüzde en doğru sonuca nasıl ulaşabileceğimizin cevabı geçmişteki tekrarları iyi analiz yapmaktan geçtiğini görmeliyiz.  Bunun için öncelikle yapılması gerekli olan şey geçmişte büyüklerimizin olaylara karşı nasıl davrandıklarını bilmemiz gerekmektedir. Bu sorunların nasıl üstesinden geldikleri, nasıl yorumladıklarını ve günümüze nasıl nasihatler verdiklerini iyi anlamamız gerekmektedir ki günümüzde başımıza gelecek olaylara karşı en doğru şekilde müdahale edebilelim.

Günümüzde çekirdek aile içinde yetişen birey için örnek alınacak ve nasihatleri dinlenecek aile büyüklerinin olmamasından kaynaklanan bir takım sorunlar olduğunu kabul etmemiz gerekir. Bu türlü boşlukları genç nesillere düzgün kaynaklar sunarak gidermenin yollarını aramalıyız. Düzgün örnekler ile yoğrulan insanlar sorunlar karşısında çok daha başarılı kararlar vereceği gerçeğini unutmamalıyız. Böyle bir yetişme tarzı hem bireyin hem de toplumun geleceği için önem arz eder.

Hayaller âleminde yaşarken gerçek bir dünyanın olduğunu unutmadan,  hayatta her şeyin kısmet olduğunu bilerek hayatımıza yön vermeliyiz. Bizden öncekilerin nasihatlerini önemseyip dersler çıkarmalıyız. Ömrümüzü boş şeyler ile ziyan etmeyip hayatta bizden sonrakilere güzel şeyler bırakmalıyız… 

Zamanımızın gençlerine bazı nasihatler…

-Kendini sev
-Sana duyulan sevgiyi ve güveni istismar etme.
-Senin zekâna inanan insanları hayal kırıklığına uğratma
-Seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et.
-Seni dinleyip anlamaya niyetli olmayanlarla tartışma
Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanabilecek hiçbir koz verme.
-İnsanlara doğru değer ver, hak etmeyenleri ile fazla oyalanma.
-Kimseye kendi kişiliğinden fazla ödün verip yalvarma....
-Asla dönüp arkana bakma.
-Sır tutmasını bil.
-Vatanını ve milletini sev
-Dostlarının yeri ayrı, sevgilinin yeri ayrı. Sevgilin için dostlarını, dostların için sevgilini satma.
-Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme, ama aklının bir köşesinde de tut.
-Bir ilişkiyi kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz,iki damla gözyaşı için asla yumuşama..
-Emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme.
-Eğer verdiğin o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı verme.
-Kendini öven insanlardan kaç.
-Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma.
-Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma.
-Sorunun olduğunda insanlar zaman ayırıp seni dinliyorsa onların öğütleri göz ardı etme.
-Kimsenin maşası olma kendi kararını muhakkak kendin ver.
-Göz göre göre çamur birikintilerine taş atma, mutlaka üzerine sıçrar.
-Gözyaşlarının değerini bil. Onları hak etmeyenler için harcama...
-İnsanları kaybediyorsun diye ağlayıp sızlama, ama kazandığın insanların değerini bil.
-Kimseye taşıyabileceğinden fazla değer verip bununla övünmesine fırsat verme.
-İstediğini almak için asla duygu sömürüsü yapma.
-Dışarıdaki güneşe bakıp gülümse ve önünde koskocaman bir gelecek olduğunu unutma.
Şunu da unutma ki, zaman hiç kimseyi beklemez.
Dün artık mazi oldu... Yarın ise meçhul... Bugün, avuçlarımızın içinde size sunulmuş bir armağandır.

Ferhat Çetinoğlu


DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Kazım ÜNLÜOL
Amerika 2017 - 10
Dr.Cihan AVAROĞLU
ŞEKER BAYRAMI
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net