17 Aralık 2017 Pazar
Üyelik




Sayaçlar
5.095.617 ziyaret.
69 aktif ziyaretçi.
Misafir MİKROFON

İŞTE SİZE BİR GÜZEL NEBİNİN İKİNDİSİ - Prof. Dr. Seyit Mehmet ŞEN



İbrahim'in ikindisi...
Besmele çekmediği için sofrasından uzaklaştırdığı piri faniyle geldi...
O ki Allah dostuydu...
Ve böyle bir şey için ikindinin geleceğini hiç düşünmüyordu...
Fakat işte ikindisi gelivermişti İbrahim'in...
Şeyh Sadi'nin bununla ilgili olarak anlattığı kıssa ne kadar da güzeldir...
Cümle âlem bilir ki İbrahim misafirsiz sofraya oturmaz...
Ve bir gün bir piri faniyi sofrasına davet eder...
Tam yemeğe başlayacakları sırada...
İbrahim piri faniden besmele çekmesini ister...
Piri fani "besmele çekmem" der...
İbrahim "öyleyse yemek yiyemezsin" diyerek karşılık verir piri faniye...
Piri fani "yemem" der ve İbrahim'in sofrasını terk ediverir...
İbrahim'in hiç beklemediği bir şeydir bu...
Ve üzerinde durmaya gerek görmediği bir şey...
Öyle ya İbrahim'in sofrasında besmelesiz yemek yenir mi?
İbrahim tam da yaptığı işten hoşnut olarak yemeğini yiyeceği sırada...
Beklemediği anda İlahi hitap geliverir... 
"Ya İbrahim! 
Biz o kulumuzu o haliyle tam yüzyıldır beslerken… 
Sen bir öğün yemeği çok gördün öyle mi?"
İbrahim çarpılmışa döner...
Ve yüreğine düşen kor ateşle...
Güneşin kavurduğu çöllerde piri faninin peşindedir artık...
Uzun aramalardan sonra kan ter içinde kalarak bulur piri faniyi...
Ve sofrasına tekrar buyur eder...
Fakat piri fani İbrahim'in sofrasına gelmek istemez...
Gerekçesi gayet açıktır ve son derece haklıdır...
"Beni kovdun" der...
"Bundan sonra senin sofrana gelmem" der.
"Senin vereceğin bir lokma ekmek olmasa da olur" der.
"Şimdiye dek beni sen mi besledin" der...
"Bugüne dek beni besleyen elbet bundan sonra da besler" der.
Tam da Halık-ı Zülcelal'in buyurduğu gibi...
Evet onu yüzyıldır besleyen elbet yine besleyecektir...
İbrahim'in lokması olmasa da...
İbrahim daha da telaşlanır...
Çünkü O Güzel Nebi(as) bilir ki piri fani kendisine ikindi gibidir...
Eğer ikindisini geri getiremezse gecesinin geleceğinden korkar...
Ve elbet gecesinin nasıl geleceğinden...
Öyleyse ne yapıp yapmalı ve piri faniyi sofrasına mutlaka geri getirmelidir...
Yalvarır, yakarır, rica eder İbrahim...
Fakat piri fani İbrahim'in sofrasına gelmemekte son derece kararlıdır...
Gönlü kırılmıştır bir kere...
Yunus'un diliyle söyleyecek olursak...
"Çalap'ın tahtı olan gönlü kırılmıştır" piri faninin...
İbrahim son bir çare olarak kendisine yapılan İlahi uyarıyı açıklamak zorunda kalır...
Utana sıkıla...
"Rabbım beni azarladı" der...
Bu söz yıldırım çarpmışa döndürür piri faniyi...
Çünkü bu söz ikindi güneşi gibi gelmiştir piri faniye...
Evet, o güne kadar ömür çizgisi üzerinden gelip geçen binlerce ikindinin farkında bile olmayan piri faniyi bu söz öylesine sarsmıştır ki...
İbrahim'in davetine karşı olan direnci birden bire kırılıvermiştir...
İbrahim'in şaşkın bakışları arasında derinlerden gelen bir sesle konuşur piri fani...
"Demek ki" der...
"Allah bir ateşperest kulu yüzünden bir halilini/ dostunu azarladı öyle mi?"
"Öyleyse ben de Çalap'ın tahtı olan gönlümden ateşi çıkartır... 
Ve oraya Çalap'ı(cc) yerleştiririm..."
*
Allah(cc) gönüllerimizde zatına olan muhabbetimizi daim etsin…



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
SAMİMİYET
Kazım ÜNLÜOL
"Gidilecek yol ne kadar uzak olabilir ki?" (H.İ.M.)
Dr.Cihan AVAROĞLU
ENFEKSİYONLARDA ANTİBİYOTİKLER İLK TERCİH Mİ?
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net