24 Ekim 2017 Salı
Üyelik




Sayaçlar
5.010.400 ziyaret.
42 aktif ziyaretçi.
Yunus Baki KOÇAK

Eski Yerleşim ve Yapıların Durumu - 2



Eski Yapılar:

Çok eski evler çandı denilen üst üste koyma 20-25 cm. kalınlığında, binanın bir ucundan öteki ucuna erişecek şekilde ağaçlardan yapılırdı. Daha sonraları evler direk-destek üzerine yapılıp bu direk ve desteklerin araları dizeme denilen ağaçlarla doldurularak "dizeme evler" yapılmaya başlandı. Yerli tuğla denilen 20 cm. uzunluğunda, 10 cm. genişliğinde, 5 cm. kalınlığında tuğlalar çıkınca, direk destek üzerine yapılan evlerin direk ve destek araları daha küçük bölmelere ayrılıp, bu bölme araları yerli tuğlalarla şekiller verilerek doldurulup "hımış bölme" evler yapıldı. Hımış bölme evleri "çifttuğla" denilen ve tuğlaları bir enine bir boyuna koyularak yapılan evler takip etti. Bugün ise hepimizin bildiği betonarme evler yapılmaktadır. 

Eski evler; oturma odası, selamlık (misafir odası), hanay (salon), aralık (tuvalet),* sütlük (süt yoğurt tencere tava konulur ve orada turfan döğülürdü (yayık yayılırdı) ve yatak odasından ibaret olup, odaların kenarlarında 1 m. genişliğinde sedirler vardı. Bazı evlerde 60 cm. olanları da vardı. Odalarda şömine tipi 140 cm.nin üzerinde ocak ve onun üzerinde ona keza geniş bacalar olurdu. Hımış bölme evlerde bu bacalar 110-120 cm'ye düşürülmüştür. Bu ocaklar oda duvarının tam ortasında "köfün" denilen yontulmuş, yumuşak taşlardan örülerek yapılır, ocakların önünde üst kısmına idare, kibrit gibi şeyler koymak için "baca omzu" denilen yerler yapılırdı. Ocakların bir tarafına "gusülhane dolabı (gusurâne dolabı diye telaffuz edilirdi)" yapılıp, orada hem banyo yapılır, hem de üzerine bir kapak örtülerek yatak-yorgan konulurdu. Ocağın diğer tarafı da "ekmek dolabı" olarak düzenlenir, ekmek ve yiyip-içecek şeyler oraya konurdu. Bazı evlerde o dolapların kenarlarına küçük dolapçıklar yapılıp, oymalı tahtalarla süslenirdi. Oda tavanının 20 cm. aşağısından duvarlara "sergü" denilen raflar yapılıp; çanak, çömlek gibi şeyler oralara dizilirdi.

Bilhassa zengin ve sanatkâr kişilerin ev tavanlarının tam ortasında ortalama 1 m. çapında tahtadan oymalı, renkli, nakışlarla işlenmiş süslemeler bulunurdu. Yine bu tür kişilerin ev pencereleri "cumbalı" yani çıta ile süslenir, bazıları yuvarlak ve geçirtmeli olarak yapılır, içerdeki insanlar bu süslemelerden görülmez, bir nevi tül perde vazifesi görürdü. Bu tür evlerin bir duvarında 80 ile 110 cm. arasında "çiçeklik" denilen duvar içine geçmeli, iki raf halinde, etrafı tahta oymalarla süslenmiş yerler olurdu ki buralara da; ibrik, tas, lamba gibi şeyler konurdu. Bazı evlerde tahtadan lamba koymak için "lambalık", kaşık koymak için de seyyar "gaşuklâ" denilen kaşık koyma sepetleri yapılıp duvarlara asılırdı.

 

 

Devam edecek



* Tuvalette erkeklerin ayaktan küçük abdest bozmaları için duvar delinerek abdest bozma yerleri yapılırdı.



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Ferhat ÇETİNOĞLU
SAMİMİYET
Kazım ÜNLÜOL
"Gidilecek yol ne kadar uzak olabilir ki?" (H.İ.M.)
Dr.Cihan AVAROĞLU
BEBEĞİMİN BESLENMESİ DEĞİŞİYOR
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net