21 Ekim 2017 Cumartesi
Üyelik




Sayaçlar
5.005.991 ziyaret.
66 aktif ziyaretçi.
Yunus Baki KOÇAK

Geçmişimize Ait Örf Adet Gelenek Ve Göreneklerimiz -1-



Genel olarak; sabahleyin erken kalkılır, besmele ile kapılar açılır, bolluk ve bereket için dualar edilir, bilhassa çocuklara dua ettirmeye özen gösterilirdi. Gün doğmadan çeşmelerden sular doldurulur, mübarek günlerde gün doğmadan önce çeşmeden doldurulan suyun zemzem gibi şifa olacağına inanılırdı. Akşam, herkes işini bitirip eve girer, gün battıktan sonra kapılar açık bırakılırsa, eve uğursuzluk ve şeytanların gireceğine inanılırdı. 

Gelin kayınpederinin ve büyüklerin yanında 5-10 sene sesli konuşmaz, eve bir misafir gelse gelin ayakta süzülür (dikelir) "kızım otur" demeyince (saygı gereği) oturmazdı. Evin büyükleri yatmayınca yatmaz, el yüz yıkayanlara bilhassa kışın sobada ısıtarak peşkir (havlu) verir (gelinin olmadığı yerde evin küçükleri) bu işi yapardı. Büyüklere su verilirken de sağ el ile su verilir ve sol el de göğüs üzerinde tutularak o su verilen kişiye olan saygı, şeklî olarak gösterilmiş olurdu. Gelin sabahleyin erken kalkar, kayın pederinin sobasını yakar, sofraya herkesten sonra oturur, ibriği yanına alıp isteyenlere su verir, su verirken el göğüs üzerine konur, velhasıl gelin hem ev halkına ve hem de gelen yakın misafire hizmeti görev bilirdi. Gelin bir yere gideceği zaman kayın pederden izin almayınca gidemez. İzin verilirse el öpülerek gidilir ve geldiği zaman tekrar el öperdi. Oğlan, pederinin izni olmadan kolay kolay gelini boşayamazdı. Aile büyüğüne saygıda kusur edilmezdi. Boşanma olayları çok nadir görülür ve mutlu bir hayat yaşanırdı.

Gençler yaşlıların yanında bacak bacak üzerine atmaz, ayak bacak uzatmaz, laubali konuşmaz, gayet ciddi olmaya özen gösterirlerdi. Erkeklerin saç uzatması, kendinden daha yaşlıların yanında başını açmaları bile çok ayıp ve saygısızlık sayılırdı.

Bu konu ile ilgili yaşanmış örnek bir hatıra; Niyazi Alkan Ankara'da bir mahkemeye girer ve girerken de çeketinin düğmelerini ilikler üstünü başını ve başındaki şapkasını düzeltip, elini de önüne alarak içeri girer. Hâkim "Bu ne vaziyet böyle, başında şapka falan" diye azarlayınca, Niyazi Alkan "Hâkim bey, bizim memlekette bir büyüğün yanına girerken ceketinin önü iliklenir, üstüne başına düzen verilir, başındaki şapka düzeltilir ve öyle girilir. Bizde büyük yanına başı açık girmek ayıptır"  diyince hâkim ses çıkarmaz. Bir Osmanlı kültürü olarak hakim bey de bunu bildiği için sukut eder.

Kadınlar, yolda erkeklerin önünden geçmez, erkeklerin önünden geçmek ayıp ve saygısızlık olarak kabul edilirdi. İş zamanı kendi işi biten, komşu ve akrabalarının işine yardım için giderlerdi. En zor işler bile neşe içinde yardımlaşarak görülürdü. Yollar, çeşmeler, cami ve oturma odası gibi işler imece usulü ile yapılırdı. Bayramlar yaklaşırken, günlerce evvel bir hazırlık başlardı. Evler temizlenir, bayram elbiseleri, bayram yemekleri gibi hazırlıklar olurdu. Ramazanda sofralar hazıranır ve herkesin kulağı ramazan topu ve cami minaresinden okunan ezanda olurdu. Bilhassa çocuklar dıraşda ezan dinlerlerdi. Ezanı duymayanlar da ezan okundu mu diye komşulara sorarlardı. Herkeste saat olmadığı için yayla gibi yerlerde vakitler, güneşe ve havanın durumuna göre anlaşılmaya çalışılırdı.

 Eskiden kim olursa olsun birinin kapısına varıp "Misafir kabul eder misiniz?" denildiğinde hemen "Buyur" denilirdi. Köylerin, Köy oturma odasında misafir için yatak yorgan bulunur, misafirin hayvanı için de oturma odasının altında veya yakınında ahır olurdu. Camiye günde üç öğün yemek çıkar; yemeği, gelen misafirler, köy imamı, korucu ve köyün ihtiyarları oturarak beraber yerlerdi. Bu adet yakın zamana kadar bazı köylerimizde devam ediyordu. Günümüzde bu adetler tamamen kaybolmuştur

 

Devam edecek

ybkocak99@gmail.com



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Ferhat ÇETİNOĞLU
SAMİMİYET
Kazım ÜNLÜOL
"Gidilecek yol ne kadar uzak olabilir ki?" (H.İ.M.)
Dr.Cihan AVAROĞLU
BEBEĞİMİN BESLENMESİ DEĞİŞİYOR
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net