25 Haziran 2017 Pazar
Üyelik




Sayaçlar
4.817.878 ziyaret.
68 aktif ziyaretçi.
Misafir MİKROFON

Galatasaray Yangını - Mehmed Şevket Eygi



Cayır cayır yanan yahut birileri tarafından yakılan yaktırılan o binada bendeniz yedi yaşımdan on iki yaşıma kadar yatılı olarak beş sene okudum. 1945'te ilkokulu orada bitirip Galatasaray mektebinin Beyoğlu'ndaki ortaokul ve lise kısmına geçtim.

Ortaköy'deki binanın zemini ahşap idi ve bu fakir orada okurken soba ile ısıtılırdı ama hiç yangın çıkmamıştı. Aradan yetmiş yıla yakın bir zaman geçti, binanın içi modernleştirildi, kalorifer yapıldı, yangına karşı bütün tedbirler alındı ve birkaç gün önce o canım tarihî bina birdenbire anlaşılmaz şekilde yanıp yakılıverdi. Olacak iş midir bu?

Cağaloğlu'ndaki tarihî Millî Eğitim Müdürlüğü gibi yanıverdi, yakılıverdi. Vakıfların kıymetli eşya deposu işini gören tarihî Yenikapı Mevlevihanesi gibi yanıverdi.

Tarihî köşkler gibi yakılıverdi.

Yanıverdi veya yakılıverdi.

Hırsızlar önce Vakıfların deposunu soymuşlar ve sonra binayı yakmışlardı. Neler çalınmıştı, geriye ne kalmıştı, ne eşyanın ne de kayıtların izi kaldı.

Yenikapı Mevlevihanesi yangının dosyasıne olmuştu? Kapatılmıştı.

Kar izleri kapatır.

Yangın külleri delilleri kapatır.

Galatasaray Üniversitesi kütüphanesinde çok kıymetli kitaplar vardı. Prof. İlber Ortaylı ve Prof. Erdoğan Teziç beyler oraya binlerce değerli kitap bağışlamıştı. Bunlara ne oldu? Ya yandılar, yahut yangın söndürülürken ıslanıp mahv oldular.

Yanan Maarif Müdürlüğü ve Galatasaray Üniversitesi binaları ne olacak? Sakın birileri yerlerine otel yapmak istemesin.

Eskiden zemini ahşap iken ve soba ileısıtılırken yanmayan o bina bugün bütün tedbirlere rağmen niçin yanıverdi. Basit ve mâsum bir elektrik kontağından mı çıktı alevler? Acaba…

Yanan binanın duvarlarında, tavanlarında resimler vardı… Yıllar boyunca rıhtımdaki parmaklıklara alnımı dayamış, Boğaziçini seyr etmiştim. Karşıda Boğazın ortasında İkinci Dünya Savaşı münabesetiyle bloke edilmiş iki Romen yolcu gemisi duruyordu. Besarabya ve Transilvanya. Bitişikteki Denizcilik mektebinin önüne Sultan Abdülhamidin Söğütlü yatı ile Hamid Naci isimli mektep gemisi bağlıydı. O yıllarda iki ucu kalkık eski sandallarla balıkçılar Boğazda ağ ile balık tutardı. Ne çok balık çıkardı. Ağları sandallara zor çekerler, para etmeyen balıkları denize geri atarlardı.

İhtiyar bir adam vardı. Sık aralıklarla küçük sandalıyla Boğaz sahilini dolaşır, deniz dibinden üç beş kuruşedecek madenî eşya toplardı. Bir kovanın dibini çıkartmış, cam takmıştı, onu denize koyardı, dip rahat ve düzgün şekilde görülürdü ve o elindeki çubukla madenî eşyaları toplardı.

Bir kış günü kar yağmış, soğuk olmuştu. Balıklar baygın vaziyette karınlarının beyazı görünecek şekilde su üzerine çıkmışlardı. Okulun ahçı yamakları, hademeleri elle, kepçe ile balık toplamışlar ve birkaç gün talebeye balık ziyafeti çekilmişti.

Boğazdan sık sık yunus sürüleri geçer, vapurlarla yarış ederlerdi.

O tarihlerde miydi ne, Boğazda bir de fok balığı yaşıyordu diye duymuştum.

1940 birinci sınıf hocamız Hafız Nuri bey…1941 Hafız Ahmed bey… Üçüncü sınıf hocamız Hidayet bey… Dördüncü ve beşinci sınıf hocamız futbol hakemi Selami bey… Matmazel Lameda… Müdür Saffet Rona, başmuavin Faik beyler… Müstahdemden Yahya efendi… Padişahlık devrinden kalma yaşlı Çerkez teyze… Öğrencilere bakan Suad hanım…

Merhume Hamdune teyzem cumartesi günü beni almaya gelir, bir gece onun yanında kalırdım. Teyzemin üzerimde çok hakkıvardır, unutamam.

İkinci sınıfta okurken bir dargınlık yüzünden, bütün sene cumartesi pazarlar dahil okulda hapis kalmıştım.

Okulda bazı geceler sinema oynatılırdı.Film sık sık kopardı. Lorel Hardi filmlerini çok sever ve gülerdik. Yaramaz öğrenciler bir sınıfa kapatılır, filmden mahrum edilirdi.

Eski arkadaşlarım… Bursalı Memduh Gökçen… Turgay Şeren… Cengiz…

Harp yıllarıydı, ekmek vesika ileydi. Bir sabah kahvaltıya inmiştik, şeker bulunamadığı için çay fincanlarımızın yanına küçük beyaz tabaklar içine birkaç kuru üzüm koymuşlardı.

Yangın yakacağını yaktı ama benim hatıralarımı yakamadı.

Kitaplara, duvarlardaki resimlere çok acıdım…



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
KADIN VE HAYAT
Kazım ÜNLÜOL
Amerika 2017 - 10
Dr.Cihan AVAROĞLU
ŞEKER BAYRAMI
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net