1 Mayıs 2017 Pazartesi
Üyelik




Sayaçlar
4.715.088 ziyaret.
48 aktif ziyaretçi.
Misafir MİKROFON

PKK'nın Son Atakları - Prof.Dr. Seyit Mehmet Şen




PKK son dönemde yeni bir atağa geçti…

PKK son dönemde yeni bir atağa geçti…
Kimse PKK`nın bu azgın atağının devleti 150 yıldır çıkmazdan çıkmaza sürükleyen…
Sultan Abdülaziz`in bileklerini kesen
31 Mart uydurmasıyla yönetimin itibarını düşüren…
Sultan Abdülhamit`i tahtan indirerek on yılda cihan devletini çökerten…
Atatürk`ü ve Özal`ı zehirleyen…
Menderes ve arkadaşlarını asan…
Ülkeyi her düze çıkma ihtimali olduğunda darbelerle dize getiren…
Her darbe döneminde zenginleri daha da zengin eden ve bu arada kendileri de zengin olan…
Ülkenin bir bölümünü sürekli olarak olağanüstü hal yönetimi altında tutarak o bölgeden yapılacak olan başta uyuşturucu olmak üzere her türden kaçakçılıktan aslan payını alan…
Güneydoğu insanının anadilini sokakta konuşmasını yasaklayan ve yıllardır bilinen yer isimlerini değiştiren…
Bir sağdan bir soldan asarak güya adalet gösterisinde bulunan…
Mamak cezaevinde Türklere sağcılara solculara, Diyarbakır cezaevinde Kürtlere işkencenin en yakası açılmadıklarını uygulayan…
Cezaevlerinde Kürtlere yaptıkları akıl almaz işkencelerle onların devlete millete dine imana kültüre yerel değerlere düşman olmasını sağlayan ve böylece PKK`nın güçlenmesine çanak tutan…
ÇETE`den bağımsız olduğunu düşünemez.
Ülkeyi keyfince yönetmek adına batılı güç odaklarıyla işbirliği yapan…
Bu çerçevede PKK`yı kurduran, ona akla gelebilen her türlü desteği sağlayan…
APO`nun kendi gözetimi altında Suriye`de barınmasını sağlayan…
ÇETE, Balyoz ve Ergenekon davalarıyla güç kaybına uğrayınca son bir hamle ile PKK`nın etkinliğini artırmasını istedi ve PKK`da bu talimatı elinden geldiğince yerine getirdi…
ÇETE`nin bir uç örgütü, bir vurucu gücü olan PKK`nın İran, Suriye ve İsrail`den gelecek olan iş tekliflerini de değerlendirmesi ve zaten ÇETE ile ta baştan beri iş birliği içinde olan bu devletlerin isteklerini yerine getirmesi de doğaldır.
Daha önce de yazdığım gibi Türkiye on yıllık döngüleri atlatır ve kazasız belasız Anayasasını çıkartır, Cumhurbaşkanını halkoyuyla Çankaya`ya çıkartacak olursa; ÇETE`nin gücü daha da kırılacak ve ülkeyi yönetme hayali iyice suya düşecektir…
Elbet suya düşen bu hayalle birlikte PKK güçlü bir ortak yerine kolu kanadı kırılmış bir ÇETE ile yola devam etmek zorunda kalacaktır.
ÇETE`nin batılı güçlerle olan bu işbirliği sanıldığı gibi yakın zamanlara dayanmaz ve kökü çok eskilere gider…
Bu bakımdan Silivri`yi değerlendiren yazarlarımız çizerlerimiz meseleye bir de bu köklülük açısından baksınlar…
O zaman muazzam bir potansiyeli olan ve dünyanın en stratejik coğrafyasında yer alan bu ülkenin neden dünya genelinde bir türlü istenilen yerde olmadığını daha iyi anlarlar…
ÇETE her şeyiyle batının içimizde yetiştirdiği ve yerleştirdiği besleyip büyüttüğü Türkiye`nin önünü kesme adına sürekli destek olduğu Truva atıdır…
İsterseniz, İran bize rejim ihraç edecek diye olmayan akılları tavana vuran ve bu çerçevede ömürleri inananları fişlemekle geçen Balyozcu ve Ergenekoncu ÇETENİN önde gelenlerinin İran ile aynı platformda olmanın hesaplarını kamuoyuna duyurdukları günleri düşünün…
Bu ÇETE esas itibariyle isimleri bizden olsa da cisimleri kesinlikle bizden olmayan…
Ruhi yapıları ve kültürel arka planlarıyla bu milletle hiçbir ortak noktaları bulunmayan…
Batı işbirlikçisi bir güruhtur…
Bunu bilelim ve PKK ile bundan sonra yapılacak mücadelede stratejimizi buna göre belirleyelim…
Bilelim ki ülkeler arası ilişkilerde duygusallık olmaz…
Dini, dili, ırkı ne olursa olsun ülkeler arası ilişkiler çıkar esaslarıyla yürütülmek zorundadır…
Çünkü ülkeler arasında dostluk değil, çıkar hesapları ön plandadır.
Bu çerçevede yapılacak ilk iş içimizdeki ÇETE ve dolayısıyla PKK ile işbirliği yapan ülkelerin bizimle işbirliği yaptıklarında daha kazançlı çıkacaklarını kendilerine iyice anlatmak ve onları ikna etmektir.
Bu da hem ticaretle, hem bilimsel ve siyasi işbirlikleriyle gerçekleşir.
Bir başka ifadeyle, onları ortak gelişmeye ve ortak paylaşıma razı etmek ve onlarla güçlü bir çıkar çemberi oluşturmak; böylece, ülkemizin göreceği bir zarardan onların da etkilenmesini sağlamaktır.
Bunu başarmak kolay mıdır?
Elbette değildir…
Zaten devlet adamlığı da zor olanı başarmak değil midir?
Dünyanın hiçbir coğrafyasında şeytani güçleri hiçbir ülkenin, devletin, milletin, ırkın dini, dili, rengi, rejimi ilgilendirmez.
Ülkemizin başını gaileden gaileye sokan ve belini bir türlü doğrultmayan şeytani güçler için önemli ve öncelikli olan şey, hiçbir şekilde vazgeçemeyecekleri Ortadoğu`daki çıkarlarıdır.
Eğer güçlü olur, dik durabilirsek üzerimize oynanan oyunları sona erdirebilir ve Güneydoğu meselemizi çözebiliriz…

01.10.2012 10:02:38



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
Ülkem İçin EVET
Dr.Cihan AVAROĞLU
GÖZ YAŞI KANALI TIKANIKLIĞI
Kazım ÜNLÜOL
2. Amerika -5
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net