27 Haziran 2017 Salı
Üyelik




Sayaçlar
4.823.243 ziyaret.
122 aktif ziyaretçi.
Kazım ÜNLÜOL

"Beni Siz Delirttiniz"



"Beni Siz Delirttiniz

Beni siz delirttiniz evet, evet, evet, siz, siz
Kırmızı ışıkta geçen şoförler ve boşverli türküler
Sahil yolundaki kazalar, denize düşen şu uçak
Beyaz camda hayvanlar ve reklamlar,
Yeşilçam'da baldır bacak

Beni siz delirttiniz evet, evet, evet siz delirttiniz beni
Uçaklar, rüşvetler ve mobilyalar ve ahlak üstüne nutuklar
Günden güne ufalan ekmekler pasta yesin efendiler ama
Gaz tenekesi ile su kuyrukları ve bir başbuğun buyrukları

Beni siz delirttiniz evet, evet, evet
Siz delirttiniz beni hiç kuşkum yok bundan eminim
Darılmaca yok ben bir deliyim ama beni siz delirttiniz
Gelin katılın sizde bize, bizde herkese yer var
Dostlarım hep Napolyon hepsi Sezar
Bol miktarda Hitler de çıkar."

Evet yıllarca böyle seslenmişti merhum Cem Karaca.

Sonra ne mi oldu?
Bakın.
Onun ikazına rağmen "kırmızı ışıkta geçenler" çoğaldı, boşvermişlik sorumsuzluk aşılayan nameler, adına sanatçı denilen, konuşmayı beceremeyenlerle birlikte en tepelere çıkarıldı.
Trafik canavarları türedi, uçaklar yine düştü.
Beyaz cama, yarım metre mesafeyle dünyadaki her şeyi gözler önüne seren bilgisayarın renkli camı dahil oldu. Onu bilim için değil, her türlü kötülük, karalama ve psikolojik sapkınlıklarımız için kullanmayı öğrendik. Web camlarda yeşilçamın baldır bacağı bile masum kaldı.

Bazı fikir ve konuşma özürlüleri, özgür basın yaftasıyla söz sahibi olup, hayatımızı yeniden şekillendirerek, hür inanaçlarımıza tu kaka dediler.
Cahil bıraktığımız anneler, kızım benden daha iyi yaşasın, zengin koca bulsun diye reklamlara, dizilere sermaye olacak et pazarları oluşturdular. Kredi kartı çılgınlığıyla geçimin belini kırdığı babalar, evde ne olup bittiğini bile farkedemez hale geldiler.
Onca yoklukla, inanç ve ahlak yoksunu gençler, ana-babalarını itip kakarak aile olduklarını unuttular. Hürriyetlerini ve masumiyetlerini, yapışık ikiz yaşadıkları, aylık geçimlerinin çok üstündeki, adına cep telefonu denilen teknolojiye sattılar.
Düzenin çarkında kaybolmuş delikanlılar, kabak çiçeği gibi açılanların peşinde, çiçeği burnunda hıyarlar gibi koşuştururken, çarpıp sakatladıkları veya öldürdüklerini acımasız şekilde bıraktılar. (Korkup kaçmadılar! Umursamadılar!)
Saygı yok, sevgi darağacı üçgenine mahkum oldu.

İkaz - nasihat, küfür ve dayakla ödüllendirildi.

Aman! siz siz olun, hata yapan birini, çocuğu, yere tüküreni, çevreye zarar vereni uyarmayın! Dayağı yersiniz. Hatta "Oğlum - kızım bak git" bile demeyin! "Game Over" ın oluşturduğu iğrenç surat, hakim önünde en masum maskesiyle sizi paspas eder.

Aman ha! okula geç gelen öğrencinizden "geç kağıdı" istemeyin. Bunun hayatınıza mal olacağını, masum bir elin masum bıçak darbeleriyle kanatlanıp, Yaratan'a kavuştuğunuzda anlarsınız. O masumu, yukarda yazılanlar oluşturdu.

Siz, "Bana bir harf öğretenin kölesi olurum" özdeğişinin muhatabı değilsiniz. Siz sadece,  deliren insanlığa sevginizi vermek, onlara iyilik yolu göstermek, kötü olmamaları için eğitmek isteyen bir garip yolcusunuz hayat yolunda .
Boşverin, "İlim Çinde'de olsa arayın" "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" teranelerini! Bakın işte hayatımıza yön verenlere. Cem Karaca'nın söylediklerine ek, reytingci TV, fitneus fucurus gazeteci, sahte hoca, çalıp çırpan sözde araştırmacı...

Bizi kim dinlerki.
Ne gerek var toplumda düzene, huzura!
Bırakın isteyen özgürce! istediğini yapsın. Birbirini boğazlasın! Nasıl olsa "Game Over" var!

Kim dinler;

"Dışın güzelliği için kalayı
Yüreği pak eden sevgidir sevgi
Kula kazandıran cennet alayı
Hakkı ile hak eden sevgidir sevgi

Sevgi dolsun her nefeste içelim
Sevgiler ekelim sevgi biçelim

Sevgi dünyasına yalan giremez
Gönülden sevmeyen hakka eremez
Bakar ama perdelidir göremez
Perdeyi kaldıran sevgidir sevgi

Sevgi doldur badeleri içelim
Sevgiler ekelim sevgi biçelim

Garibim aklımı alan bir gözdür
Yanar yüreğimde aşkı bir közdür
Hayvan dünyasının nimeti azdır
İnsana çok eden sevgidir sevgi

Sevgi doldur badeleri içelim
Sevgiler ekelim sevgi biçelim"  diye çalıp söyleyen garip Neşet Ertaş'ı.

Hey koca ozanlar sizin devriniz ne kadar masummuş meğer. O zaman sadece deliydik  şimdi olmuşuz hınzır deli.

Yapmayın dostlar, dellenmeyin, Hayat, bir tıkla geri alınan "Game Over" değildir.
Öğretmene, size bir harf öğretecek olana, Çin'de bile olsa, hayattaki en hakiki mürşit olan ilim için koşun. Onun hizmetkarı olun, deliliğin değil.

Allah'ım sen koru mensubu olduğum milletin aklını.  28 Eylül 2012



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
KADIN VE HAYAT
Dr.Cihan AVAROĞLU
ŞEKER BAYRAMI
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net