25 Haziran 2017 Pazar
Üyelik




Sayaçlar
4.819.807 ziyaret.
152 aktif ziyaretçi.
Misafir MİKROFON

"Adam Olmak" - Prof.Dr. Seyit Mehmet ŞEN



  • Sokaktaki insanı çevirip, "çocuğunu okula niye gönderiyorsun", veya "çocuğunu okutmaktaki amacın nedir" sorularını sorsak, acaba nasıl cevaplar alırdık, hiç düşündünüz mü?
    Aynı soruları kendimize sorsak, ne tür cevaplar verirdik dersiniz? Acaba kaçımız, "ben çocuğumu okula iş olsun diye gönderiyorum, yani çocuğumu okula göndermekte herhangi şeyi amaçlamış değilim"...
    Ya da "herkes gönderiyor ben... de gönderiyorum; hele bir diplomayı alsın da, amacını o zaman düşünürüz" diye mi cevaplandırırdı bu soruları?
    Çevrenize ibretle bakın bir kez; amacı olmayan tek bir zerre görebilecek misiniz acaba?
    Ya da, zerreden kürreye kadar, kainatta var olan her şey, yaradılış hikmetleri gereği, üzerlerine düşen kulluk görevlerini eksiksiz yapabilmek amacıyla, gece gündüz durmaksızın bir devri daim içinde midirler, dersiniz?
    Öyle ya, "Çile" Şairimiz kainattaki bu devri daimi ve bu devinimi ne de güzel ifade etmiş:
    "Her şey akar; su, insan, tarih ve fikir
    Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir" mısralarıyla.
    Ve Anadolu insanı, tarihin derinliklerinden süzülen bilgeliğiyle ve çok yalın bir ifadeyle, ne de güzel belirtir her şeyin bir amaçla yapılageldiğini:
    "Oyundan maksat ütmektir" diyerek.
    Gerçekten de, oyun bile sadece oyun olsun, yani iş olsun diye yapılmadığına ve mutlaka "ütmek", yani "yenmek" amacıyla yapıldığına göre; eğitim gibi insanı insan yapan bir uğraşın iş olsun diye yapılması mümkün değildir, şüphesiz ki...
    Öyleyse, "eğitimin amacı nedir", diye yeni baştan sorsak sorumuzu, nasıl cevap alırdık, dersiniz?
    Bu soruyu Anadolu insanına sormuş olsaydık, inanın bir anlık bir tereddüde bile düşmeden "adam olmak" diye cevap verirdi.
    Çünkü ona göre okumak ve öğrenmek, adam olmak içindir.
    Bir başka ifadeyle, adam etmeyen okuma ve öğrenmeye hiç mi hiç itibarı yoktur, Anadolu insanının...
    Bu nedenle Anadolunun o erdemli insanı, bir türlü akıl ve havsalasının alamadığı bu tür okumalara veya bu tür okumuşlara kızar ve onların kendi nazarında hiçbir değerlerinin olmadığını belirtmek amacıyla, "okumuşsun emme/amma, adam olamamışsın" der; onları elinin tersiyle bir kenara itercesine.
    Bu aynı zamanda, "böyle okuma olmaz olsun"un bir başka şeklidir, anlayana.
    Koca Yunus'un seslenişi de böyle değil midir sizce, "ilim ilim bilmektir/ ilim kendin bilmektir/ eğer kendin bilmezsen/ bu nasıl okumaktır" diye sorup, hayretini gizleyemezken?
    Gerçekten de insana kendini bildirmeyen; ona "adem, yani insan" oluşunu, ya da Anadolu insanının o enfes türkçesine giren şekliyle "adam" oluşunu öğretmeyen bir okumanın kıymeti ne ola ki?
  • Nisan Prof. Dr. Seyit Mehmet ŞEN


  • DİĞER MAKALELER
    Şerafettin DAĞYILDIZI
    6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
    Yunus Baki KOÇAK
    Asker Salavatlama
    Ferhat ÇETİNOĞLU
    KADIN VE HAYAT
    Kazım ÜNLÜOL
    Amerika 2017 - 10
    Dr.Cihan AVAROĞLU
    ŞEKER BAYRAMI
     
    www.gerede.net
    Gerede Hakkında Herşey
    Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
    E-Posta :  haberlesme@gerede.net