30 Nisan 2017 Pazar
Üyelik




Sayaçlar
4.712.818 ziyaret.
83 aktif ziyaretçi.
Kazım ÜNLÜOL

GEREDE DERİ SANAYİİ - ORGANİZE OLDUK MU? - 22 YILDA NE DEĞİŞTİ?



                      

Gerede'nin ve memleketimizin ekonomik hayatında ve çevre kavramında önemli bir yeri olan Deri Sanayii ile ilgili olarak tabak esnafından Şahap Saraç'la 1989 yılında yaptığım mülakatı aşağıya özet olarak aktarıyor, geçmişten günümüze bu işle uğraşanların veya uğraşacak olanların bu konuda geçmişten ders ve örnek alarak teknolojik gelişmeye ne kadar fazla ihtiyaç duyduklarını hatırlatmakta fayda buluyorum.

          

 Deri imalathaneleri şehrin kuruluşundan beri çalışan en eski işyerleridir. Şu anda İstanbul'dan sonra ikinci büyük ham deri işleme fabrikaları halinde çalışan bu sektör geleceğe yönelik organize sanayi olma yolunda önemli adımlar kat etmiş durumdadır. Bu haliyle Gerede'nin en önemli iş sahalarındandır. Yaklaşık 200 işyerinde 450 esnaf tarafından üretilen deriler İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Konya, Bursa gibi büyük merkezlerden gelen tüccarlar tarafından  alınmaktadır.

   

           GEREDE DERİ SANAYİİNİN (DEBAĞHANELERİN) TARİHÇESİ'ne  BİR BAKIŞ

           

Kesin tarihi bilinmemekle beraber ele geçen bilgilerden debağhanelerin Gerede'nin kuruluşu kadar eski olduğu anlaşılmaktadır.

            1402 de Ankara savaşından sonra Yıldırım Beyazıt ordusunun bir kısmı Bolu-Gerede yolu ile hareket ederken Gerede'ye uğrayan Yıldırım Beyazıt, Gerede'ye 2 km. uzaklıktaki Esentepe mesireliğinin kuzey doğu kısmında bazı kişilerin kulübeye benzer iş yerlerinde derilerle uğraştıklarını ve buların Debağ esnafı olduğunu, su ve hamamın bu kısımda olmasından dolayı iş yerlerini orada kurduklarını öğrenince, şehre bir hamam yaptırılmasını  ve Keçeli Suyu diye anılan suyun, şehrin içinden geçen Dayıoğlu deresi su toplama bendini yaptırarak şehre getirilmesini sağlar. Debağhaneler de şu andaki belediye sarayının olduğu yere taşınır. Yeni belediye sarayı yapılırken ortaya çıkan değirmen taşına benzer, dericilikte kullanılan Bezire Taşı bu bilgiyi doğrular niteliktedir.

            1611-1682 yılları arasında yaşamış ünlü Türk seyyahı Evliya Çelebi'ye göre de Gerede'de 1000 tane eski yapılı ev, 3 tekke,1 hamam, 3 han, 200 dükkân,7 kahvehane bulunmakta ve en fazla esnaf Debbağ ve bıçakçı olarak belirtilmektedir.

            Yıldırım Beyazıd'in imarından sonra 1935 yılına kadar yeni yerinde faaliyetine devam eden debağ esnafının o yıllardaki  çalışma şekilleri ve kullandıkları malzemeler kendisiyle 1989  sonu mülakat yaptığım Şahap Saraç'ın ifadesine göre şöyledir.

           

"10-15 kadar debağhanede 100-150 çalışan bulunmaktaydı. Debağ esnafı kurucusu olan Ahi Evran'ın Esnaf Loncaları sistemine göre çalışmaktaydılar. Bu sistem yakın zamana kadar Esentepe'de yapılan ustalık ve iş yeri açmak için verilen "destur" cemiyetleri ile beraber  devam etmiştir.

            Debağhaneler için gerekli olan su Dayıoğlu deresi bendinde toplanarak iş yerlerine verilmişti. Sıkıştırma keçe ve tomruklarla yapılmış su bendi, seller nedeniyle zaman zaman yıkılıp tomrukları etrafa dağıldığından debağ esnafı tarafından "Oluk kaldırma"tabir edilen çalışmayla yeniden toplanarak bentlere taşınırdı.

          

Deri imalinde kullanılan madde ve malzemeler:

         

a.      Sepileme (Ham derinin pişirilmesi) işinde kullanılan kimyasal maddeler.

          

-          Çam kabuğu,  meşe palamudu, kitre yaprağından, Bezire adı verilen iki büyük, değirmen taşına benzer taşların atlarla çevrilmesiyle öğütülerek ortaya çıkarılan hafif iri un şeklindeki karışım. Bezire taşlarından birisi şu anda yeni tabakhanelerin bulunduğu yerde bulunmaktadır. Taşlardan birisi de yeni belediye sarayının olduğu yerde kazı esnasında ortaya çıkarılmıştır. (Belediye İtfaiye bahçesine konulduğu bilinmektedir.)

-          Köpek gaitasından elde edilen sama (Nitrat, fosfat yerine) deriden kireç ve zırnık temizlemede kullanılıyordu. Halk arasında bir işte acele edenler için kullanılan "Tabakhaneye b.  mu yetiştiriyorsun?) tabiri buradan kalmıştır.

-          Kireç ve su.

 

             b.   Boyama maddeleri:

               

-    Sac kırmızısı boyası(bakır sülfür)

                -    Balık yağı (bilhassa yağlı deriler için)

-    Hayvan iç yağları

                 

            İmalatta kullanılan aletler:

           

Sapçaklar (ağaç kepçeler), Güvlek (ağaç kova), Kaynatma kazanları, Bezire taşları, Yağ tavaları, Endevele (saplı keçeli fırça), Eskilik (kireç kuyusu), Şimşir ağaç perdahı,   Cam perdah aleti, Kazıma (bilek demiri), Eğri bıçak, İskefe demiri, Koltuk iskefesi, Mermer taşı, File bıçağı,Tırpan taşı, Gavelete

   

            İmalat usulleri:

           

a.Dolma sepken usulü (Koyun, keçi derileri işlenmesinde)

                        b.Olukta işleme

   

Bu usullerle işlenen deri mestlik deri, ayakkabılık deri, kösele, vakete, yağlı deri, şaplı deri, kemerlik deri şekillerine dönüşürdü.

                        Deriler çardaklardaki sırıklarda ve güneşte kurutulurdu.

            

1935 yılında şimdi bulunduğu yere taşınan tabakhaneler başlangıçta 18-20 iş yerinden ibaretti ve 150-200 kadar çalışanı mevcuttu. İmalathanelerin karşısında her tabakhane için bir bezire yeri bulunmaktaydı.

             Bir müddet eski teknikle çalışan esnaf zamanla, başlangıçta üç iş yerinin (İsmail, İlyas Cevahirci, Hasan Taraş, Yugaslav muhaciri Pirnepeli Mustafa) çalışmalarıyla yeni tekniğe geçiş yaptı. Bu iş yerlerinde yetişenler yeni teknikleri uyguladılar. Son birkaç yıldır yan ürün olarak tutkal imali de yapılmaktadır. İşyeri sayısı şu anda 200,çalışanların sayısı da 1500-2000 kadardır.

Eski teknikle ham derinin imal hale gelmesi en az 3 ay sürüyordu. Bu süre 1 yıla kadar uzuyordu. Bu iş halk arasında " Kireç düzer tabak gezer" deyimini ortaya çıkarmıştır.

            Şu anda kullanılan bazı kimyasal madde ve araçları şöyle sayabiliriz.

            Zırnık, krom, nitratlar, amonyum sülfat, amonyum nitrat, özel sama, boyalar.

            Pistola, dolap, gergefe, pres, yarma makineleri ve benzeri teknik aletler.

 

NOT: 1989  yılında yapılan bu mülakattan sonra kademeli olarak Gerede deri sanayii üretim teknikleri çağın tekniklerini uygular hale gelmiş, entegre tesisler kurulmaya başlamış olup, üretim kalitesi 2.ve1.sınıf haline dönüşmüştür. Gerede halkının en önemli ekonomik uğraşı olan bu sektörde bir olumsuz yön olan, az sayıda iş yerinde ve eski teknikle imalat yapıldığında çevreye  olumsuz etkisi dikkat çekmeyen, fakat yeni kimyasal maddelerin çok sayıda yüksek kapasitede üretim yapan iş yerlerinde kullanılmaya başlamasıyla ortaya iyice çıkan çevre kirliliği de tabakhanelerin Deri Organize Sanayii bölgesine taşınarak modern arıtma tesislerine kavuşmalarıyla önlenebilecektir. (Güncelleme notu. 1999)   

 

1989' dan günümüze 22 yıl geçti. 1989 da yaptığım bu söyleşide Gerede Deri Sanayi'nin geçmişi hakkında bilgi veren Şahap Saraç'ı rahmetle anarken, deri sanayi çalışanlarının bugünkü durumlarının değerlendirmesini kendilerine  bırakıyorum.  Organize olduk mu, 22 yılda ne değişti?  Sorusunu kendilerine sormalıdırlar. Piyasanın %40 lık bölümünü karşılayan Gerede dericilerinin, bundan sonra yerinde sayma seçenekleri yoktur. Yoksa organize olmayıp, AB kriterleri içinde yok olmak mı istiyorlar?

Dış görünüşe göre bugün deri imalat yöntemleri teknolojiye oldukça uygun hale geldi. Geçmişte beden gücüne dayalı üretim, bugün çoğunluğu makine gücüne dayalı şekilde kapasitesini artırdı.  Birçok işyerinde makineleşme ve çağa uygun tekniklerle piyasaya rekabetine dayanabilecek güç kazanılmış görünüyor.

Acaba bu sektörde çalışanların eğitimleri yeterli ve güncel midir?  Deri işçilerinin aldıkları ücret için yaptıkları son eylemlerden yeterli organize olamadıkları, uygun sosyo- ekonomik şartları yaşayamadıkları ve hala profesyonelce çalışamadıkları anlaşılıyor. Şu da görülüyorki onların sırtından nemalanmak isteyenler en küçük fırsatı değerlendirmede hazırlar. Tabakhanenin T sini bilmeyenler ellerinde sihirli değneklerle çıkıp ışıltılar çiziveriyorlar. Dileriz destekçiler bu eylemde verdikleri sözleri tutarlar.

Doğal olarak işveren işin verimli olmasını, işçi de iyi şartlarda yüksek gelir ister. İşveren işçinin hakkını en iyi şekilde vermek zorunda olurken, işçi de işini en iyi yapabilecek eğitim ve tecrübeye sahip olmalıdır. Yoksa geçmişte olduğu gibi Gerede tabakhanesi 2. Sınıf üretimle hamallığa devam eder ve piyasasını yitirir.

Bir önemli husus ta bu sektörde ekonomik güç kazananların, yatırımlarının bir kısmını da, emeklerini harcattıkları Gerede için, ekmeklerini yedikleri, çevrelerini kirlettikleri Gerede için yapmalarıdır. Geçmişte halk arasında konuşulan, Gerede'de kazanıp dışarıda - İstanbul'da harcama söylentisinin gerçek olması Gerede'nin geleceğini yok eden etkenlerden olacaktır. Ocak 2012



DİĞER MAKALELER
Şerafettin DAĞYILDIZI
6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Şirket ve Ticaret Erbabına Neler Getiriyor?
Misafir MİKROFON
KANDİLLER Prof Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Misafir MİKROFON
CANIM GEREDE - Erol ÖZDEMİR
Misafir MİKROFON
NİYAZİ - Aytaç YILDIRIM
Yunus Baki KOÇAK
Asker Salavatlama
Ferhat ÇETİNOĞLU
Ülkem İçin EVET
Dr.Cihan AVAROĞLU
GÖZ YAŞI KANALI TIKANIKLIĞI
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net